Sözlük dizini
Deyimler
2.997 madde
- direksiyona geçmekifadearacı kullanmak üzere sürücü yerine oturmak.
- direksiyon kırmakifadearacı istenilen yöne çevirebilmek için direksiyonu o yöne döndürmek
- dile gelmekifadeKonuşma kudreti, yeteneği, olmayan varlık konuşmak, dillenmek, lisana gelmek.
- dil uzatmakifadebir kimse veya bir şey için kötü söylemek.
- dikkat kesilmekifadeBütün dikkatini bir şey üzerinde toplamak
- dibini bulmakifadeBir durumdan ya da nesneden sonuna kadar faydalanmak, dibi görünene kadar tüketmek
- deveye hendek atlatmakifadeYapılması çok zor hemen hemen imkansız işlerin başarılması.
- dert dökmekifadesıkıntılarını bir bir anlatmak, dile getirmek
- ders vermekifadeÖğretmek, yetiştirmek.
- denk getirmekifadeuygun zamanını ve durumunu bulmak, rastlatmak.
- demeye getirmekifadedoğrudan söylemeyip dolayısıyla anlatmak.
- demeç vermekifadeyetkili bir kimse bir konuda yayın organlarına açıklama yapmak; beyanat vermek.
- deli çıkmakifadeÇıldırmak
- defteri kapamakifadeSöz konusu işi artık yapmaz olmak.
- dayak atmakifadeDövmek, sopa ile dövmek.
- davul çalmakifadeBir şeyi herkesin haber alabileceği biçimde ortalığa yaymak
- davar gütmekifadesürüyü otlatmak, korumak ve gerektiğinde süt sağmak
- dara getirmekifadeaceleye getirmek.
- dalına binmekifadebir kimseye bir iş yaptırmak için asılmak, musallat olmak, sıkıştırmak.
- dalgınlığına gelmekifadebirinin dalgınlığından yararlanıp kendi isteğini gerçekleştirmek.
- dal vermekifadedayanmak, yaslanmak.
- dağa kaldırmakifadeBirini, herhangi bir amaçla, zorla dağa veya ıssız bir yere götürüp orada tutmak
- dağa çıkmakifadeEşkiyalık etmek veya hükûmete karşıgelmek için dağlara çekilmek
- çukura düşmekifadeKötü ve uygunsuz bir duruma girmek.
- çocuk gibi sevinmekifadeÇok sevinmek
- çocuk düşürmekifadegebe kadın çocuğunu vaktinden önce ve ölü olarak doğurmak; düşük yapmak.
- çocuk dünyaya getirmekifadeçocuk doğurmak.
- çivi kırmakifadeayakkabıların içinden çıkan çivi uçlarını bir aletle kesip raspa ile eğeleyerek köselenin içine gömmek.
- çifte çubuğa gitmekifadeEkim ve biçim işleriyle uğraşmak.
- çırpıya getirmekifadebir sıra veya çizgi üzerine getirmek.