Sözlük dizini
Deyimler
2.997 madde
- vur patlasın çal oynasınifadeBüyük zevk ve eğlence almak için hazırlanmış çalgılı parti.
- pasaportunu vermekifadekovmak.
- dikkat kesilmekifadeBütün dikkatini bir şey üzerinde toplamak
- yüz sürmekifadeÇok değerli, büyük birinin yanına çıkarken yüzünü yere doğru tutup sevgi ve saygısını göstermek. :’)
- ferman çıkmakifadeCezalandırmak üzere emir vermek.
- köşesine çekilmekifadeÇevreyle ilgisini keserek hiçbir şeyle ilgilenmemek.
- beti benzi atmakifadeherhangi bir sebeple kanı çekilip yüzü solmak, korkmak.
- ağız kalabalığına getirmekifadeBirini gereksiz sözlerle şaşırtmak.
- kirişi kırmakifadeBulunduğu yerden ayrılmak, kaçıp gitmek.
- zeytinyağı gibi suyun üstüne çıkmakifadeHerhangi bir konuda kabahati olduğu halde kendini haklı çıkarmak.
- üç aşağı beş yukarıifadeBelirlenmiş bir sayıdan biraz fazla veya biraz az olarak
- borusu ötmekifadesözü geçmek, yetkisi olmak
- yazık etmekifadeBir şey ya da kimseye zarar vermek.
- bela aramakifadeKavga sebebi yaratmak.
- dalgayı başa almakifadeGemi ya da sandalın başını dalgaların geldiği yöne çevirmek.
- alt etmekifadeüstünlük sağlamak, yenmek
- dibi düşmekifadeÇok beğenmek, hoşlanmak.
- yaraklara yan basmakifade(Kaba konuşma) ayvayı yemek, hapı yutmak
- dut yemiş bülbüle dönmekifadeneşe ve konuşkanlığını yitirmek, susmak.
- dananın kuyruğu kopmakfiilBeklenen veya korkulan sonuç gerçekleşmek
- ateş püskürmekifadeÇok sinirlenmek. Kızarak ağır sözler söylemek.
- arkasından atlı kovalamakifadeBir işi gereksiz bir telaşla yapmak.
- gözü açık olmakifadefırsat kollamak
- izinden gitmekifadeBirinin başlattığı bir işi aynı düşünce ve idealle sürdürmek, devam ettirmek.
- babası üstünde olmakifadeçok öfkelenmek
- dara getirmekifadeaceleye getirmek.
- kandilli küfürifadeİşitilmedik, çok ağır sövgü.
- tereciye tere satmakifadeBir işte uzmanlaşmış kimselere o işi öğretmeye çalışmak gereksiz bir çalışmadır.
- komiğine gitmekifadeGülünç bulmak, eğlenmek
- çadır kurmakfiilçadır kurulacak bez, keçe vb. şeyleri direklere gerip uçlarını bağlayarak çadırı içinde oturulacak duruma getirmek.