Sözlük dizini
Deyimler
2.997 madde
- harekete getirmekifadebir işin yapılmasına sebep olmak, kımıldatmak, canlandırmak.
- harekete geçirmekifadebir işin yapılmasına sebep olmak, kımıldatmak, canlandırmak.
- haritadan silmekifadeSavaş, deprem gibi nedenlerle bir yerleşim yerinin harabeye dönüşmesi.
- hariçten gazel okumakifadeBir konuyu iyice bilmeden görüş ve düşünce ileri sürmek.
- harı geçmekifadekızgınlığı, sıcaklığı, hevesi, isteği veya öfkesi azalmak.
- hatır gönül kırmakifadekişilere karşı gösterilmesi gereken saygı kurallarına uymamak.
- hatırını kırmakfiil(deyimsel) Üzmek, gücendirmek. [+ tamlayan çekimi]
- havadan sudan konuşmakifadeGündelik konular üzerine konuşmak
- havaya savurmakifadeHemen hemen her şeyi düşünmeden, savurganca yaşamak.
- havaya uçmakifadePatlama dolayısıyla zarar görmek
- hayale dalmakifadeDış dünyadan uzaklaşarak gerçekleşmesini istediklerini düşlemek, düşü içinde onlarla birlikte olmak.
- hayalî fenere dönmekifadeÇok zayıflamak.
- hayata gözlerini kapamakifadeÖlmek.
- hayata gözlerini yummakifadeÖlmek.
- hayatı kaymakifadeYaşanan bir olay sonrasında hayatın olumsuz bir yöne dönmesi
- hayatın baharıifadeYaşamın en verimli dönemi.
- haymana beygiri gibi dolaşmakifadeİşsiz güçsüz dolaşmak
- haymana beygiri gibi gezmekifadeİşsiz güçsüz dolaşmak
- hazır mezarın ölüsüifadeHep hazıra konmak isteyen tembel kimseler için kullanılır.
- hazıra konmakifadeBir kimsenin yaptığı işten bakarak kopya çekmek.
- hazırdan yemekifadeÇalışıp kazanmadan elindekini harcamak
- helal süt emmekifadeDoğru yoldan ayrılmamak.
- hem kel hem fodulifadeKendisi bir işe yaramayan fakat, yarayanı da beğenmeyen. Şuna bak hele! Hem kel hem fodul.
- hem nalına hem mıhına vurmakifadeHem bu yanı hem de öbür yanı desteklemek.
- hem uyuz, hem yavuzifadehem suçlu, hem güçlü anlamında kullanılan bir deyim.
- hepten aykırı gitmekifade(Trakya ağzı) herkesin tersi biçimde hareket etmek; tamamen ters olmak
- her gördüğü sakallıyı babası sanmakifadegörünüşe aldanmak.
- her işin hakkından gelmekifadeHer işi başarır olmak
- her kaşıntıda bir bit ummakifadeHer ayrıntıyı, her olayı bir anlama yormak
- her sakala bir tarak uydurmakifadeDoğru olsa da olmasa da karşısında duran her kişiye onun hoşlanacağı sözler söylemek ve ona göre davranmak.