Sözlük dizini
Deyimler
2.997 madde
- sel ağzından kütük kapmakifadeÇok güç bir işi becermeye çalışmak.
- sefere kalkmakifadeyolculuğa başlamak.
- sazan gibiifadeAptalca, saf saf, sonucunu düşünmeksizin, tecrübesizce.
- sarıp sarmalamakifadesıkıca sarmak.
- sandalye kavgasıifadeBir makam/mevki elde etmek için yapılan çekişme, koltuk kavgası
- sandık düzmekifadeÇeyiz harcamak.
- sandıktan çıkmakifadeseçimle işbaşına gelmek.
- saman altından su götürmekifadebelli etmeden iş çevirmek, ortalığı karıştırmak.
- samanlıkta iğne aramakifadeKarmakarışık şeyler arasında arayarak zorlukla bulunabilen, bulunma ihtimali çok zayıf olan.
- saldım çayıra Mevla’m kayıraifadeÇocuklarına sahip çıkmayarak onları başıboş bırakan aile.
- sakaldan kesip bıyığa eklemekifadeBir eksiğini düzeltmeye uğraşırken öbürünü bozmak.
- sakalı ele vermekifadeBaşkasının sözünden çıkmayacak bir duruma düşmek.
- sakalının altına girmekifadeİyi dostluklar kurarak ona düşüncesini aşılamaya, onu yönlendirmeye çalışmak.
- sakalım yok ki sözüm dinlensinifadeYaşlı ve bilge görünen kişilerin sözlerinin daha çok dikkate alındığını vurgular.
- sakız gibi yapışmakifadeSırnaşık, yapışkan.
- sahneye çıkmakifadetiyatro, müzik vb. sanatçılar için sanatını izleyici önünde uygulamak, göstermek
- saat tutmakifadeBir eylemin süresini kontrol etmek amacıyla başlangıç ve bitiş sürelerine bakmak.
- saat gibi çalışmakifadeÇok iyi işlemek (Makine)
- saati çalmakifadeVakti gelmek.
- sağ eliyle sol kulağını göstermekifadekısa yoldan yapılacak bir işi dolambaçlı yollardan geçerek yapmaya çalışmak.
- sağlam kazığa bağlamakifadeişin sonuçlanmasına engel olacak şeyleri ortadan kaldırmak, işin aksamadan yürümesini sağlayacak önlemleri almak.
- sağa sola bakmadanifadeSaygısızca.
- sağını solunu bilmemekifadeDikkatsiz, düşüncesiz davranmak.
- saç sakal ağartmakifadeBir işte uzun zaman çalışmış, emek vermiş olmak.
- saç saça baş başa dövüşmekifadeKadınların, birbirlerini kıyasıya hırpalayacak biçimde kapışması.
- sırt sırta vermekifadeBirbirine destek olmak. İş birliği yapmak, dayanışmak.
- sırt çevirmekifadeArkasını dönmek. Aldırmamak, Önem vermemek. Bir işi sürdürmekten vazgeçmek. Artık destek vermemek.
- sırtı yere gelmemekifadesarsılmamak, yerinden düşürülememek, güçlü olmak.
- sırtı kaşınmakifadedayak yemeyi hak edecek davranışta bulunmak.
- sırtından kazanmakifadeAsalak yaşamak. Geçimini başkasının kesesinden sağlamak.