Sözlük dizini
Deyimler
2.997 madde
- merak getirmekifadeKara sevdaya tutulmak
- merak salmakifadeBir şeyi edinme, yapma veya onunla uğraşma isteğine kapılmak, bir şeye eğilim duymak.
- merak sarmakifadeBir şeyi edinme, yapma veya onunla uğraşma isteğine kapılmak, bir şeye eğilim duymak.
- merakını gemlemekifademerakını bastırmak
- merdiven dayamakifadeileri bir yaşa yaklaşmak
- meryem Ana kandili gibiifadeSoluk (belirsiz) anlamında
- mesafe bırakmakifadeÇok samimi olmamak. Samimi olmamak ve sululuğa meydan vermemek için gayet ciddi ve resmi davranmak.
- meteliğe kurşun atmakifadeBeş parasız olmak. Hiç parası kalmamak.
- meteliğe kurşun sıkmakifadeBeş parasız olmak. Hiç parası kalmamak.
- meydan okumakifadekorkmadığını, çekinmediğini açıkça bildirmek, kavga veya yarışmaya çağırmak.
- meydan vermekifadeFırsat vermek
- meydana atılmakifadeİleri sürmek.
- meydana gelmekifadeOlmak, oluşturmak.
- meydana getirmekifadeOlmasını sağlamak, oluşturmak.
- meydanı boş bulmakifadeKendisini engelleyecek kimse görmeyerek aşırı davranışlarda bulunmak
- mezarını kazmakifadeÖlümüne neden olabilecek işle uğraşmak.
- mezuna kalmakifade(Öğrenci jargonu) üniversite sınavını kazanamayıp mezun olarak bir yıl daha hazırlanmak
- meşe odunuifadeKaba,anlayışsız adam
- midesi ekşimekifadeYeni yenilmiş yiyeceklerden ötürü midede rahatsızlık duymak.
- midesi kaynamakifadeYeni yenilmiş yiyeceklerden ötürü midede rahatsızlık duymak.
- midesi yanmakifadeYeni yenilmiş yiyeceklerden ötürü midede rahatsızlık duymak.
- mideye oturmakifadeYemekten sonra sindirim bozukluğu yaşandığı sırada midede oluşan rahatsızlık hali. Mide ağırlığı.
- milimi milimineifadeTam, tastamam, iyice, ucu ucuna uymak, uygun olmak
- miskinler teknesiifadeTembellerin toplandığı yer
- motoru bozmakifadeishal olmak.
- muallakta kalmakifadeSürüncemede kalmak.
- muhallebi çocuğuifadeNazlı büyütülmüş çocuk
- muhasebesini yapmakifadeBir işin olumlu ve olumsuz yönlerini değerlendirerek bir yargıya varmaya çalışmak.
- mum yakmakifadeKutsal sayılan mekanda dilekte bulunduktan sonra mum yakıp bırakarak dileğin gerçekleşmesini beklemek
- musallat etmekifadebirini, bir başkasının başına bela etmek.