Sözlük dizini
Deyimler
2.997 madde
- pervane olmakifadeBirinin yanında onun hizmetine hazır olduğunu gerekli gereksiz göstermek.
- pergelleri açmakifadeKoşmaya başlamak, uzun uzun adımlarla hızlı hızlı yürümek.
- pençe atmakifadeAyakkabının altına lastik taban çakmak.
- peşini bırakmamakifadeBir kimseyi veya şeyi izlemekten vazgeçmemek
- peşinden sürüklemekifadeBirçok kimsenin arkasından gelmesini sağlamak.
- peşinden koşmakifadeBir şeyi elde etmek için çok uğraş vermek, çok emek harcamak.
- pay edene pay kalmamakifadeBir şeyi bölüştürüp dağıtan kişiye en son kendisine pay keseceği için geriye bir şey kalmamak. Sona kalan dona kalır.
- paydos borusunu çalmakifadeİş bırakma zamanının gelmesi.
- pastırmasını çıkarmakifadeİyice dövmek.
- parmakla gösterilmekifadeSeçkin ve ünlü biri olarak sayılmak.
- parmaklarını yemekifadeYenilen şeyin çok güzel ve lezzetli olması.
- parmağı olmakifadeKötü bir işte gizli ilgisi olmak.
- parmağını bile kıpırdatmamakifadeBir iş için hiçbir davranışta bulunmamak.
- para yemekifadeHesapsızca çok para harcamak.
- para dökmekifadeÇok para harcamak.
- para basmakifadeDarphanede, basımevinde metali veya kâğıdı para durumuna getirmek.
- paraya kıymakifadePara harcamak.
- parayı denize atmakifadeBoşu boşuna para harcamak, israf etmek.
- parasını sokağa atmakifadeParasını kazanç getirmeyecek bir işe yatırmak.
- paniğe kapılmakifadeTelaş ve korku içine düşmek. Normal yaşamda yapmayacağı davranışları yapar duruma gelmek.
- pancar gibi olmakifadeGüneş ya da sıcak gibi nedenlerden kıpkırmızı olmak.
- pabucunu ters giymekifadeÇok zor duruma düşürerek oradan kaçmasını sağlamak.
- paçaları tutuşmakifadeHeyecanlanmak, korkuya kapılmak, kaygılanmak.
- pırlanta gibiifadeÇok değerli, kıymetli kimse.
- oyun yapmakifadeHile veya kurnazlık yaparak birini aldatmak, kandırmaya çalışmak.
- oyuncağı olmakifadeİrade, zayıflık dolayısıyla birinin buyruğu altına girmek, her dediğini yapmak.
- ot yoldurmakifadeEziyet etmek.
- oturup kalkmakifadeBirine uyarak onunla birlikte hareket etmek.
- oruç açmakifadeorucu bozmak
- ortaya dökmekifadeBildiği her şeyi kimseden sakınmaksızın herkese anlatmak.