Sözlük dizini
Deyimler
2.997 madde
- serinlik vermekifadeserin duruma getirmek.
- tavan başına çökmekifadeBeklenmeyen bir durum karşısında şaşırıp kalmak.
- dal vermekifadedayanmak, yaslanmak.
- toprağa vermekifadeÖlüyü gömmek
- hesabı kapamakifadealacak verecek bırakmamak.
- abdestinden şüphesi olmamakifadeHerhangi bir işte kusuru olmadığını kesin olarak bilmek.
- tuhafına gitmekifadeBir şeyi tuhaf bulmak.
- göz önünde tutmakifadeHerhangi bir durumun nasıl bir sonuca yol açacağını hesaba katmak, dikkate almak.
- üzerine tuz biber ekmekifadeBir kimsenin acısını fazlalaştıracak, derdini derinleştirecek davranışlarda bulunmak.
- tadında bırakmakifadeİyi bir şekilde giden bir işi aşırılığa kaçıp bozmamak.
- dakikası dakikasına uymamakifadeher an başka bir ruh durumu göstermek.
- gündeme getirmekifadebir toplantıda bir konuyu tartışmak, görüşmek için önermek.
- bir pul etmemekifadeHiç değeri olmamak
- kıraat etmekifadeKur'an'ı belli kural ve işaretlere göre okumak.
- acemilik çekmekifadehenüz alışmadığı bir işte zorluk çekmek, bocalamak
- put kesilmekifadeSessiz ve hareketsiz kalakalmak
- dibini bulmakifadeBir durumdan ya da nesneden sonuna kadar faydalanmak, dibi görünene kadar tüketmek
- köküne kibrit suyu dökmekifadeKökünü kurutup ortadan kaldırmak.
- tepe tepe kullanmakifadeSakınmadan, hoyratça, tadını çıkararak, dilediği gibi kullanmak.
- dişe dokunurifadeİşe yarar, belirtilmeye değer, önemli olmak.
- gelip çatmakifadeVakti gelmek, kaçınılmaz olmak.
- odun gibiifadeAnlayışsız, görgüsüz, kaba kimse.
- sürtüp durmakifadeBoş ve gereksiz, amaçsız gezip tozmalar.
- içeri düşmekifadeHapse düşmek.
- kokusu çıkmakifadeGizli yapılmış bir iş, daha sonra herkes tarafından bilinir olmaya başlamak.
- için için gülmekifadeBelli etmeden, gizli gizli gülmek
- bağrına taş basmakifadesesini çıkarmaksızın her türlü acıya katlanmak.
- diyalog kurmakifadeanlaşma ve uyum sağlayacak yolda karşılıklı konuşmak.
- bacakları tutmamakifadeAyaklarının üzerine basıp yürüyemeyecek duruma gelmek
- çamur atmakifadeBirini kötü bir işe karışmış göstermek, kara çalmak, iftira etmek