Sözlük dizini
Deyimler
2.997 madde
- uyuz olmakifadeKızmak.
- tan ağarmakifadeGün doğmaya başlarken, şafak vaktinin alaca karanlığında.
- göt atmakifadeDışarıda hava atarak yürümek.
- aklı yatmakifadeanlamaya başlamak, olacağına inanmak
- rüya gibiifadeGelip geçici şeyleri anlatmak için kullanılır
- burnunu kırmakifadeBirini güç durumda bırakarak büyüklenmesini veya direnişini yok etmek.
- Rabbime emanetifadeHerhangi bir şeyin, kimsenin korumasını tanrıya bırakmak
- kellesini koltuğa almakifadeÖlümü ve her türlü tehlikeyi göze almak
- ortaya dökmekifadeBildiği her şeyi kimseden sakınmaksızın herkese anlatmak.
- şeytana külahı ters giydirmekifadeçok kurnaz olmak.
- balık etindeifadeNe şişman ne de zayıf olan kişi, tam kilosunda.
- yaka paçaifadeZorla, isteği dışında.
- elini kolunu sallaya sallaya gelmekifadeGelirken hiçbir armağan getirmemek.
- at çalındıktan sonra ahırın kapısını kapamakifadeİş işten geçtikten sonra önlem almaya kalkışmak.
- ipucu vermekifadeÖğrenmeye çalışılan bir şeyi bulmayı, öğrenmeyi kolaylaştırıcı bilgi vermek.
- alnına yazılmış olmakifadeAlın yazısı, kader, Allah’ın isteğiyle olduğuna inanmak.
- alttan güreşmekifadeGizli gizli yenme yollarınıkollamak
- elden düşmeifadeAz kullanılmış ve sahibinin elinden ucuza alınmış nesne
- böbreğini bırakmakifadekişinin bir ücreti ödeyecek gücünün olmaması
- o gün bugünifadeO gündenberi
- sağlam ayakkabı değilifadeGüven duyulacak kimse değil, doğruluğu konusunda şüphe duyulur
- tası tarağı toplamakifadeBütün eşyasını toplayarak gitmeye hazırlanmak.
- elinin hamuruyla erkek işine karışmakifadeErkeklerin yapması gereken işe karışmak. (Kadınlar için)
- baş vermekifadeortaya çıkmak, meydana gelmek, yüz vermek, belirmek.
- açlıktan götü örümcek bağlamakifadeiyiden iyiye züğürtlenmek, çok parasız kalmak
- tepesinin tası atmakifadeBirdenbire çok öfkelenmek, sinirlenmek, kızmak.
- kalp kırmakifadeGönül kırmak, incitmek
- meydan vermekifadeFırsat vermek
- akıl etmekifadeHerhangi bir çareyi veya tedbiri zamanında düşünmek, vaktinde hatırlamak
- tırhallı, hep bir hâlliifadeaynı şartlar altında bulunanların aynı durumda olduklarını anlatmak için söylenen bir söz.