Sözlük dizini
Deyimler
2.997 madde
- başı dönmekifadeİnsana eşyanın dönmesi, ayağının altından yerin çekilmesi vb. bir duygu gelmesi.
- başı bağlı olmakifadeNişanlı ya da evli olmak.
- başı çatlamakifadeBaşı çatlayacak kadar çok ağrımak.
- başından aşağı kaynar sular dökülmekifadeüzüntülü veya kötü bir olay karşısında birdenbire büyük bir sıkıntı duymak.
- başına vur elinden ekmeğini alifadeSessiz, uysal, zayıf kimse.
- başına kakmakifadeYaptığı iyiliği yüzüne defalarca vurarak üzmek, buna pişman ettirmek.
- başına çıkmakfiilBirinden yüz bulup ona karşıpek şımarıkça davranmak
- başını taştan taşa vurmakifadeçaresiz kalarak çok pişman olmak.
- başını kaşıyacak vakti olmamakifadeİşi başından aşkın olmak.
- bağrına taş basmakifadesesini çıkarmaksızın her türlü acıya katlanmak.
- maksadı üzüm yemek değil, bağcıyı dövmekifadeÇok önemli işleri varken bunlarla uğraşmayıp gereksiz çalışmalara vakit harcamak.
- büyümüş de küçülmüşifadekonuşması ve davranışları yaşına uymayan, büyüklerinki gibi olan.
- bülbül gibi konuşmakifadeKolaylıkla konuşmak
- Azrail’in elinden kurtulmakifadeÖlecek kadar kötü duruma düşmek; ama ölmemek, ölümden kurtulmak.
- Azrail’e bir can borcu olmakifadeKimseye borcu kalmamak.
- ayvayı yemekifadeKötü duruma düşmek, işi bozulmak.
- aynı yolun yolcusuifadeÖtekiler gibi onlara benzeyen, aynı davranışı gösteren.
- ayak yapmakfiilBirini aldatmak, kandırmak için dalavere çevirmek
- ayak uydurmakifadeYürüyüşte adım atışını başkalarınınkine uydurmak.
- ayak basmakifadebir yere varmak, ulaşmak
- ayak atmakifadegirmek
- ayaklar altında kalmakifadeDeğer verilmemek, hiçe sayılmak, çiğnenmek.
- ayakları birbirine dolaşmakifadeHeyecan, telaş, utanç gibi nedenlerle sendeleyerek yürümek.
- ayağı yerden kesilmekifadeÇok sevinmek.
- ayağı yanmış it gibi dolaşmakifadeHiçbir yerde uzun süre durmayıp sürekli gezinip duran kimse.
- ayağının pabucunu başına giymekifadeDengi olmayan bir kimseyle evlenmek.
- ayıya kaval çalmakifadeLaftan anlamayan anlayışsız birine söz anlatmaya çalışmak.
- ayıyı vurmadan postunu satmakifadeHenüz elde edilmemiş bir şey üzerine hesaplar yapmak, planlar kurmak.
- avucunun içine almakifadeBir kimseyi etki ve baskısı altına alarak, ona her istediğini yaptırmak.
- avcı kediye kurnaz fareifadetuzağa düşürmekte kurnaza karşı tuzağa düşmeme konusunda daha kurnaz birinin bulunması