Sözlük dizini
Deyimler
2.997 madde
- kemikleri sızlamakifadeBirisinin yaşarken tasvip etmeyeceği davranışları o kişi öldükten sonra yapıp kişiye mezarında rahatsızlık vermek
- vuslat kıyamete kalmakifadeKavuşma ümidi olmamak
- kılıç takmakifadeKılıç takmak, onu taşıyacak güce ve yetkiye sahip olmak.
- biti kanlanmakifadesıkıntı içinde yaşayan bir kişinin para ve varlık yönünden güçlenmesi.
- şeşi beş görmekifadeGörüşünde aldanma ya da yanlış görme için alay amaçlı olarak kullanılır.
- parmak basmakifadeimza yerine parmağını mürekkebe batırarak bir yere bastırmak.
- şekil vermekifadeBelirli bir biçime girmesini sağlamak, biçimlendirmek, şekillendirmek
- sakala soğan doğramakifadeAldatmak
- yerinde saymakifadeYürür gibi yaparak hep aynı yerde, sürekli olarak ayağın birini kaldırıp birini basmak.
- ağız yapmakifadeBirini kandırma, yanıltma amacıyla duygularını, düşüncelerini olduğundan başka türlü gösterecek biçimde konuşmak.
- merakını gemlemekifademerakını bastırmak
- alacaklı çıkmakifadeAlacağı vereceğinden çok olmak
- ipe un sermekifadeGeçersiz birtakım nedenler ileri sürerek istenilen işi yapmaktan kaçınmak.
- yağma sofrasıifadeEski Türklerde hükümdarın halka, sonrasında sofranın ve mekânın eşyasını götürmelerine izin verdikleri ziyafet.
- gönlü kaymakifadeBirine karşın romantik hisler beslemeye başlamak
- gem almamakfiilsöz dinlememek
- sopa atmakifadeBirisini dövmek
- aldırış etmemekifadeilgi göstermemek, ilgilenmemek, ilgisiz kalmak
- aklı durmak götü tavana vurmakifadeDüşünemez bir duruma gelmek, şaşırmak.
- ağzına kadarifadeboş yeri kalmayacak biçimde
- kâr getirmekifadebir şey para kazandırmak.
- yağmurdan kaçıp doluya tutulmakifadegüç bir durumdan kurtulayım derken daha kötüsüyle karşılaşmak
- koynunda yılan beslemekifadeİyilik yaptığı bir yakınından kötülük, ihanet görmek.
- evlerden ırakifadeÖlüm ya da kötü bir durumdan söz edilirken dinleyenlerin aynı durumla karşılaşmamalarını dilemek için söylenir.
- afi atmakifadeyalan söylemek, gösteriş yapmak, kabadayıca davranışlarda bulunmak
- iç fırtınasına tutulmakifadeMorali bozulmak
- ruhu okşamakifadeDuygulara hoş gelecek biçimde konuşmak veya davranmak
- ufağını tefeğini toplamakifadeKendine ait ne varsa toplamak
- tığ gibiifadeİnce uzun, çelik gibi sağlam, dayanıklı, çevik delikanlı.
- oğul vermekifadekovandaki arıların bir bölümü kovandan ayrılıp ayrı bir kovana gitmek