Sözlük dizini
Deyimler
2.997 madde
- şeytanın ayağını kırmakifadeTersliği ve uğursuzluğu yenmek.
- şapır şupurifadeDudaklarını şapırdatarak öpüşmek, yemek yemek.
- şansı dönmekifadeŞansı tersine çevrilmek. İyiyken kötü; kötüyken iyi talihli olmak.
- şalvar gibiifadeÇok bol pantolon.
- şakakları beyazlamakifadeYaşlılık belirtileri görülmek. Tecrübeli kimse imajı çizmek.
- şıkır şıkır oynamakifadeÇok sevinmek. Sevincinden yerinde duramamak. Coşkulu bir şekilde oynamak.
- şöyle bir göz atmakifadeöylesine, göz ucuyla bakmak; çok dikkat etmeden, ayrıntısına inmeden, yüzeysel
- ısıtıp ısıtıp önüne getirmekifadeDaha önce yaşanmış bir olayı tekrar tekrar tartışmaya açmak. Ortamı gerginleştirmek.
- ıcığını cıcığını çıkarmakifadeBir konunun sorulmadık, araştırılmadık yerini bırakmamak. Küçük ayrıntılarına varıncaya kadar öğrenmek.
- üzerinden atmakifadeİşi yapmak istememek. Kendini ilgilendirmediğini düşünüp başkasının ilgilenmesini istemek.
- üst perdeden konuşmakifadeYüksek sesle konuşmak. Kibirlenerek, üstünlük gösterisi yaparak konuşmak.
- üstten almakifadekendini üstün görerek üst perdeden konuşmak.
- üstü kapalı konuşmakifadeBir konuyu açık ve anlaşılır anlatmak yerine dolaylı yollara başvurarak anlatmak. Başka anlama gelecek şekilde, kinayeli konuşmak.
- üstü örtülü konuşmakifadeBir konuyu açık ve anlaşılır anlatmak yerine dolaylı yollara başvurarak anlatmak. Başka anlama gelecek şekilde, kinayeli konuşmak.
- üstünden atmakifadeİşi yapmak istememek. Kendini ilgilendirmediğini düşünüp başkasının ilgilenmesini istemek.
- üçkâğıt açmakifadeOyuna getirmek için tezgâh hazırlamak. Oyuna düşürmeye çalışmak. Dolandırmak. Hile yapmak.
- ördek avlamakifadeUzun yol şoförlerinin yoldan biletsiz yolcu toplaması.
- örümcek bağlamakifadeBir şeyin üzerine örümceğin ağ örmesi.
- öperken ısırmakifadegüler yüz gösterirken kötülük yapmak.
- öpücük göndermekifadeElinin parmak uçlarının ucunu öperek birine doğru atıyormuş gibi yollamak. Sevgi sunmak amacıyla yapılan davranış.
- öne düşmekifadeBaşı çekmek. Kılavuzluk etmek, yol göstermek.
- önde gelmekifadeÖnemli olmak. Yüksek mevki sahibi kimse. Çevresince sevilen, sayılan, kendisine değer verilen kimse.
- önü alınmakifadeönlenmek, büyük bir sorun olmasına izin vermeden önleyici tedbirleri erkenden almak.
- ölür müsün, öldürür müsün?ifadeÇaresiz durumlarla karşı karşıya kalındığı zamanlarda söylenir. Zor durumdan kurtulmanın ancak bu iki yoldan biriyle sağlanacağı anlamına gelir.
- ölüp ölüp dirilmekifadeÇok üzücü ve sıkıntılı durumlara düşmek. Defalarca ölümle burun buruna gelmek.
- ölüm döşeğindeifadeSon nefesini vermek üzere olan, yatağa düşmüş kimse. Çok ağır hasta. Ölmeden hemen önce.
- ölümle burun buruna gelmekifadeÖlüm tehlikesiyle karşılaşmak. Ölümü çok yakınında hissetmek. Ölmesine çok az bir aralık kalmak.
- ökseye basmakifadedikkatsizlik ederek zarara uğramak veya yanılmak.
- öküz gibi bakmakifadeKarşısındakini rahatsız edercesine bakmak.
- öküze boyunduruğunu kuyruğundan vurmakifadeAcemice, beceriksizce tersinden, yanlış yapılan iş.