Sözlük dizini
Deyimler
2.997 madde
- yelkenleri suya indirmekifadeDirenmekten vazgeçip karşısındakinin dediğini benimsemek, kabul etmek
- yeme de yanında yatifadeÇok lezzetli, pek tatlı yiyecek.
- yemeden içmedenifade(kötü davranışlar için) vakit geçirmeden, hemen.
- yemeden içmeden kesilmekifadeBir üzüntü ya da heyecan nedeniyle yiyemez, içemez duruma gelmek, iştahı kesilmek.
- yemek seçmekifadeHer yemeği yememek. Sadece sevdiği, beğendiği, midesinin kabul ettiği yiyecekleri yemek.
- yemek çıkarmakifadekonuk ağırlamak için yemek yapmak, sunmak.
- yemin etsem başım ağrımazifade“Doğruluğuna inanılan şeyler için yemin etmeye hazırım. Bundan hiçbir sıkıntı duymam.” anlamında söz.
- yenilir yutulur gibi değilifadeKatlanılmaz.
- yer demir, gök bakırifadeHiçbir yerden yardım almanın imkanı olmamak.
- yer yarılıp içine girmekifadeGöz önünden kaybolmak.
- yerden alıp gökte yemekifadeHerkese tepeden bakmak.
- yerden yığmaifadeŞişman kişi anlamındaki deyim
- yere göğe koymamakifadeNasıl ağırlayacağını, nasıl memnun edeceğini bilmemek, çok önem vermek
- yere sermekifadegüçlü kuvvetli olmak
- yere çalmakifadeYere atmak, yere fırlatmak
- yeri öpmekifadeyere düşmek, yere serilmek.
- yerin dibine geçmekifadeÇok utanmak
- yerinde duramamakifadeSürekli kıpırdamak.
- yerinde saymakifadeYürür gibi yaparak hep aynı yerde, sürekli olarak ayağın birini kaldırıp birini basmak.
- yerinde su çıkmadı ya!ifadeHiçbir neden yokken bir yerden ayrılıp gidildiği zaman söylenir.
- yerine getirmekifadeİstenileni, gerekeni yapmak.
- yerini doldurmakifadeKendinden beklenen görevi layıkıyla yerine getirebilmek.
- yerini tutmakifadebulunmayan bir nesnenin yerini almak, onu aratmamak
- yeşil ışık yakmakifadeuygun olabileceğini, izin verilebileceğini belli etmek.
- yiyim yeri yapmakfiilyiyim yeri etmek kavramının farklı yazılışı; (deyimsel)
- yiyip bitirmekifadeTüketmek
- yoksun etmekifadeYoksun duruma getirmek, bir şeyin yokluğunu çektirmek.
- yol göstermekifadeKılavuzluk etmek, yolu bilmeyene anlatmak, tarif etmek.
- yol kesmekifadeIssız bir yerde önüne çıkarak soygun yapmak, kanunsuz iş yapmak.
- yol vermekifadeGeçmesine izin vermek.