Sözlük dizini
Giyim ve Moda
441 madde
- tilkiisimköpekgillerden, uzunluğu 90 cm, kuyruğu 30 cm kadar, ırklarına göre çeşitli renklerde olan, ağız ve burnu uzun ve sivri, kümes hayvanlarına zarar veren, kürkü beğenilen memeli türü, (Vulpes).
- tişörtisimKısa kollu, genellikle pamuklu kumaştan yapılmış üste giyilen giyecek
- toksıfatAçlığını gidermiş, doymuş,aç karşıtı.
- torbaisimgenellikle pamuk, kıl ve plâstik gibi iplikten dokunmuş, türlü boy ve biçimde, ağzı büzülüp bağlanabilen araç
- toz maskesiisimTozların boğaz yoluna kaçmasını engellemek amacıyla kullanılan özel maske.
- tozlukisimPantolonun paçasını tozdan korumak için ayakkabının üzerine geçirilip düğmelenen veya dizden aşağı uzanarak ayağın üstünü örten dar paçalık.
- trençkotisimYağmur geçirmez astarlı pardesü; yağmurluk
- trikoisimÖrülerek dokunan bir cins yün kumaş
- tuhafiyeisimÇorap, mendil, eldiven gibi giyim ile kurdele, dantel gibi giysi süsüne yarar şeyler.
- tumanisimDon, şalvar.
- tunikisimPantolon veya etek üzerine giyilen, dizlere kadar inen üst giysisi.
- tülbentisimİnce ve seyrek dokunmuş, hafif ve yumuşak pamuklu bez.
- türbanisimİnce kumaştan yapılmış, başı sıkıca kavrayan bir tür başörtüsü.
- tütüisimdans eteği
- tüvitisimTaranmış yünden yapılan, çoğu iki renkte, tekstilde kullanılan bir kumaş türü.
- tıbbi maskeisimcerrahi maske.
- urbaisimgiysi
- uzun etekisimBoyu topuklara kadar uzanan etek; maksi, maksi etek.
- vizon kürkisimvizondan yapılan iyi işlenmiş kürk
- vogisimBeğenilme, tutulma, rağbet, itibar
- volanisimBir hareketi bir mekanizmaya aktaran veya makinelerde hareketin hızını düzgün tutmaya yarayan tekerlek.
- yabanlıkisimBayram gibi önemli günlerde veya konukların yanına çıkarken giyilen yeni giysi; kişilik, adamlık
- yakaisimGiysilerin boyna gelen, boynu çeviren bölümü
- yaka mendiliisimErkek ceketlerinde yaka ceplerine süs olarak konulan küçük mendil.
- yakalıkisimYaka yapılmaya uygun olan şey.
- yakasızsıfatYakası bulunmayan giysi
- yalın ayak, başı kabakifadeAyağında ve üzerinde doğru düzgün giysisi olmayan, üstü başı perişan, kılık kıyafeti bozuk, dağınık.
- yazmaisimyazmak işi; tahrir.
- yazmakfiilsöz ve düşünceyi özel işaret veya harflerle anlatmak
- yazı getirmekifadeyazlık giysiler giymek.