Sözlük dizini
Mecazlar
1.479 madde
- koltukçuisimKoltuk yapan veya satan kimse.
- komprimeisimÇoğu kez yassı veya silindir biçiminde katı ilaç.
- kontak kapatmakifadeBir taşıtın çalışan motorunu durdurmak için kontak anahtarını çevirerek elektrik devresini kapamak
- konuşmakfiilbir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak
- koparmakfiilkopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak; kapmak.
- kopuksıfatkopmuş
- korisimtamamen yanarak ateş durumuna gelmiş odun ya da kömür
- korsanisimgemilere saldıran deniz haydudu, deniz hırsızı
- korsanlıkisimkorsan olma durumu
- kotarmakfiilpişen yemeği başka kaba boşaltmak
- kovmakfiilSert veya küçük düşürücü sözlerle gitmesini söylemek; savmak, defetmek, deflemek.
- koyusıfatYoğunluğundan dolayı güç akan.
- koyulmakfiilkoyma işine konu olmak
- koyunisimgeviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan
- kozisimcevizgiller (Juglandaceae) familyasından Juglans cinsinden tek tüysü yaprakları karşılıklı dizilmiş ve aromatik kokulu ağaç türlerinin ortak adı, ceviz
- koz kırmakifadeOyunda elindeki kozlardan birini kullanmak.
- kralisimAvrupa monarşilerinde erkek hükümdara verilen unvandır, en yüksek devlet otoritesini, bütün devlet başkanlığı yetkilerini kalıtım veya soylularca seçilme yoluyla elinde bulunduran kişi
- kraliçeisimKral karısı ya da krallığı yöneten kadın, ece
- kucakisimaçık kollarla göğüs arasındaki bölüm, aguş
- kudurmakfiilKuduz hastalığına yakalanmak, kuduz olmak
- kullanmakfiilbir şeyden belli amaçla yararlanmak, istimal etmek
- kulpisimKazan, tencere, fincan, dolap, altın vb.nin tutulacak yeri.
- kulübeisimKerpiç, saman veya ağaçtan yapılmış küçük, basit, ilkel ev
- kum torbasıisimİçine kum doldurulup boks antrenmanlarında kullanılan torba.
- kumar ebesiisimKumar oynatan kimse veya kumarcı.
- kumaşisimPamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma; güpür.
- kundakisimYeni doğmuş çocuğu ilk aylarda sıkıca sarıp sarmalamaya yarayan geniş bez
- kundakçılıkisimKasten yangın çıkarma işi.
- kurban etmekfiilkurban kesmek.
- kurcalamakfiilNasıl bir şey olduğunu anlamak için her yerine bakmak; karıştırmak.