Sözlük dizini
Standart Türkçe
38.315 madde
- diktirmeisimDiktirmek işi
- rotasyonisimyer değiştirme
- çıkışmaisimçıkışmak işi
- diferansiyelisimDönemeçlerde otomobilin iki arka tekerleğinin ayrı hızla dönmesini sağlayan bir dişli aygıt
- çağrılışisimçağrılma işi
- zindelikisimDinçlilik, canlılık, [[skoray
- acıklılıkisimacıklı olma durumu, acı
- mekanikleştiricilikisimMakine-insan ikilemini model alan maddeci kuram
- basklarnetisimKalın sesli klarnet
- gıyabındazarfKendi yokken, arkasından.
- hayallenmekfiilHayale gelmek, hayalde canlanmak.
- kazeviisimSaz veya kamıştan örülmüş büyük sepet, zembil
- kurutaçisimkurutma kabı
- sırisimbazı nesnelere parlaklık verme, dış etkilerden koruma, sızmalarını önleme vb. amaçlarla sürülen, saydam veya donuk vernik
- amitozisimamip, akyuvar ve bazı bakterilerde hücre bölünmesi yoluyla olan çoğalma
- nodulisimHayvanın yürüyüşünü hızlandırmak için üvendirenin veya kısa bir sopanın ucuna çakılmış sivri demir çivi
- telefonlaşmaisimTelefonlaşmak işi
- gezginlikisimGezgin olma durumu, turistlik, seyyahlık
- yaşamacazarfYaşadığı kadar, yaşama süresince, kaydıhayatla
- pozitonyumisimnegatif bir elektronla bir pozitondan meydana gelen ve hidrojen atomuna benzeyen kararsız yapı
- devleştirmeisimDevleştirmek işi
- oflamakfiilbirinci anlam
- toplumisiminsanı etkileyen gerçek ilişkiler bütünü, cemiyet
- ibareisimbir düşünceyi anlatan bir veya birkaç cümlelik söz
- ovdurtmaisimOvdurtmak işi
- otlatılmakfiilOtlamaya bırakılmak
- peçeisimKadınların sokakta yüzlerine örttükleri örtü; nikap
- eşantiyonisimBir malın niteliğini belirtmek, özelliklerini göstermek amacıyla parasız verilen veya gönderilen mal
- boksisimbelirli kurallara uyularak yapılan yumruk dövüşü, yumruk oyunu
- limonatacıisimLimonata yapan veya satan kimse.