Sözlük dizini
Standart Türkçe
38.315 madde
- yaşamacazarfYaşadığı kadar, yaşama süresince, kaydıhayatla
- yaşamakfiilbir durumu yaşar gibi olmak, bir durumla özdeşleşmek, duymak, hissetmek
- yaşamöyküsüisimBir kişinin yaşam öyküsü.
- yaşanakisimÖzellikle erken veya yeni doğmuş bebeklerin, zarar verebilecek dış etkenlerden korunması amacıyla içine yerleştirildiği, belirli sıcaklığın ve nemin özel olarak oluşturulduğu araç; kuvöz.
- yaşanasıisimYaşama arzusu
- yaşanmaisimyaşanmak hâli veya işi
- yaşanmakfiilyaşamak işi yapılmak
- yaşanmamaisimyaşanmamak hâli veya işi
- yaşanmışlıkisimYaşanmış olma durumu
- yaşantıisimHayat tarzı, içinde yaşanılan şartların tümü; hayat.
- yaşanılmaisimyaşanılmak, yaşanmak işi
- yaşanılmakfiilherhangi bir kimse yaşamak
- yaşanılmamaisimyaşanılmamak, yaşanmamak işi
- yaşarlıkisimCanlılığını sürdürme durumu, hayatiyet
- yaşarmaisimYaşarmak işi
- yaşartmaisimYaşartmak işi veya durumu
- yaşartmakfiilYaşarmasına sebep olmak
- yaşartıcıisim(göz için) Yaşarmaya yol açan, sebep olan (nesne, olay vb)
- yaşasınünlemyaşa
- yaşatmaisimYaşatmak işi
- yaşatmakfiilyaşamasını sağlamak veya yaşamasına imkân vermek
- yaşatmamakfiilHerhangi bir yerde barınmasına imkân vermemek
- yaşayabilmeisimyaşayabilmek işi
- yaşayabilmekfiilyaşama ihtimali veya imkânı bulunmak
- yaşayışisimyaşama işi
- yaşlandırmaisimYaşlandırmak işi.
- yaşlandırmakfiilyaşlanma işini yaptırmak, kocaltmak
- yaşlanmaisimYaşlanmak işi.
- yaşlanmakfiilYaşı ilerlemek; eskimek, farımak, ihtiyarlamak, kağşamak, kocamak, kocalmak, moruklamak, moruklaşmak.
- yaşlıkisimyaş olma durumu