Sözlük dizini
Standart Türkçe
38.315 madde
- yellenmekfiilkörük, yelpaze vb. araçların yaptığı yelin etkisinde kalmak
- yellozisimzevke ve eğlenceye düşkün kadın
- yelmekfiilAceleyle, telâşla koşmak
- yelotuisimEğirotu.
- yelpazekuyrukisimÖtleğengiller familyasından bir kuş türü
- yelpazelemeisimYelpazelemek işi veya durumu
- yelpazelemekfiilYelpaze veya bir başka nesne ile yel yapmak
- yelpazelenmeisimYelpazelenmek işi veya durumu
- yelpazelenmekfiilkendini yelpaze ile serinletmek
- yelpikliisimNefes darlığı çeken, öksürüklü.
- yelpinisimcin çarpmış, “oğlan yilpindi” denir ki “oğlan yele, cine çarpıldı” demektir.
- yelpirdemeisimYelpirdemek işi veya durumu
- yelpirdemekfiilKımıldamak, hafif sallanmak
- yelsemeisimYelsemek işi veya durumu
- yelsemekfiilHava alarak bozulmak, bayatlamak
- yeltenişisimyeltenmek işi veya biçimi
- yeltenmeisimYeltenmek işi veya durumu
- yeltenmekfiilyapamayacağı bir işe girişmek, özenmek, heves etmek, meyletmek
- yelveisimFlurya
- yelvegillerisimTurnamsılar takımının bir familyası olup, bataklık ve sulak alanlarda yaşayan, gagaları yandan basık, kanat ve kuyrukları kısa türleri içine alır
- yelvuranisim(öneri, kullanım dışı) vantilatör
- yelyutanisimAtlarda hava yutmanın yol açtığı bir hastalık
- yelölçerisimRüzgârın veya gaz durumundaki akışkanların akış hızını ölçmeye yarayan aygıt, anemometre
- yemisimhayvanlar yiyeceği
- yemciisimYem satan kimse
- yemcilikisimYemci olma durumu
- yemeisimyemek işi
- yemekaltıisimYemekten önce sofraya getirilen soğuk yiyecekler, ordövr
- yemekhaneisimOkul, fabrika, iş yeri vb. yerlerde yemek yenilen büyük salon.
- yemekçilikisimÇalışanları, üyeleri, öğrencileri, işçileri çok olan kuruluşlara yemek yapıp satan iş kolu.