Sözlük dizini
Standart Türkçe
38.315 madde
- yükümlenmekfiilbir şeyin sorumluluğunu üzerine almak, tekeffül etmek
- yükümlüisimYükümü olan, mükellef
- yükümlülükisimyapılması zorunlu olan iş veya bir işi yapma zorunluluğu, yüküm, mükellefiyet, mecburluk, mecburiyet
- yükünmeisimYükünmek işi veya durumu
- yülümeisimyülümek işi, tıraş
- yülünmeisimYülünmek durumu
- yülünmekfiilYolunmak
- yünlükisimYeniçeri börkerinin yün takılan kısmı.
- yüpürmekfiilTelaşla öteye beriye koşmak.
- yürekisimkan dolaşımının merkezi olan organ, kalp
- yüreklendirmeisimBirine yüreklilik, cesaret verme.
- yüreklendirmekfiilBirine yüreklilik, cesaret vermek
- yüreklenmeisimYüreklilik, korkusuzluk gelme, yiğitlenme.
- yüreklenmekfiilKorkusuz duruma gelmek, yiğitlenmek, cesaretlenmek
- yüreklilikisimyürekli, korkusuz, cesur olma durumu, yiğitlik
- yürekliliklezarfKorkmadan, korkusuzca, yiğitçe
- yüreksizlikisimYüreksiz olma durumu, yüreksizce davranış, cesaretsizlik
- yüreğinefiilDerinden ıstırap duymak
- yürüisimyürüyüş
- yürüklükisimYürük olma durumu
- yürümeisimyürümek işi
- yürünmeisimYürünmek işi
- yürünmekfiilYürümek işi yapılmak
- yürürlükisimgereğinin yapılır olma durumu, meriyet
- yürürçalarisimPille çalışan kulaklık aracılığıyla müzik dinlemeye yarayan, insanın üzerinde taşıyabileceği teyp
- yürütebilmekfiilyürütme ihtimali veya imkânı bulunmak
- yürütenisimyürüteç
- yürüteçisimYürüme çağına gelen çocukların çabuk yürümelerini sağlayan, dört tekerlekli araç; örümcek, tay tay arabası, yürüten.
- yürütmeisimyürütmek işi
- yürütücüisimYürütme yetkisini kullanan kimse