Sözlük dizini
Standart Türkçe
38.315 madde
- uygunlaştırmakfiiluygun duruma getirmek
- uygunlaşmaisimuygunlaşmak işi.
- uygunlaşmakfiiluygun duruma gelmek
- uzandırmaisimuzandırmak işi, uzatma
- uzandırmakfiilUzanmış duruma getirmek, uzatmak. 'Çocuğu kaplıktaki tabaklara uzandırmak için çocuğa iskemle uzattı.' 'Hastanın belini dinlendirmek için hastayı sırt üstü uzandırmanız gerek.'
- formellikisimbiçimsellik
- birbirisimyabancı olmayan, akraba, yakın
- çözümlenmeisimçözümlenmek işi
- kolaylaştırmaisimkolaylaştırmak işi
- kolaylaştırılmakfiilkolaylaştırma işini yaptırılmak
- öğrenilmeisimöğrenilmek işi
- keseletmekfiilKeseleme işini yaptırmak.
- kesecilikisimKeseleme işi yapan, kesecinin yaptığı iş.
- kokulandırmakfiilÖzel bir koku kazandırmak. 'Köy güneşlerinin ısıttığı, kokulandırdığı döşeğimi arıyorum. -N. Hikmet.'
- keselenmekfiilKeseleme işi yapılmak.
- beklenilmeisimbeklenilmek işi
- yaşçazarfyaş bakımından
- muhkemlikisimsağlamlık, dayanıklılık, güçlülük
- vefalılıkisimvefalı olma durumu.
- dalaverecesıfatdalavere bakımından
- dalaveresizsıfatiçinde dalavere olmayan
- dalaverelisıfatiçinde dalavere olan
- düzleştirmekfiildüzleşme işini yaptırmak
- düzenlenmeisimdüzenlenmek işi
- genişletmeisimgenişletmek işi
- kırıkçılıkisimKırıkçının yaptığı iş, sınıkçılık.
- mecburlukisimzorunluluk
- gitmemeisimmemek işi.
- dikkatleisimdikkatli bir biçimde
- hamletmemeisimhamletmemek işi