Sözlük dizini
Standart Türkçe
38.315 madde
- feyfaisimkurak çöl
- dökümcüisimmakine parçalarına ait modelleri döküm kumu içine kalıplayan ve ergitilen maden ya da alaşımlarını, hazırlanmış kalıplara veya metal kalıplar içerisine döken, döküm sonucu parçalar üzerinde oluşan fazla kısımları çeşitli yöntemlerle temizleyerek düzelten nitelikli kişi
- ehalisimSinagogda kutsal kitapların içinde olduğu dolap
- afsunlamakfiilBüyülemek
- dublajisimSeslendirme
- azınlıkisimbir toplulukta kendine özgü nitelikler bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar, azlık, ekalliyet, akalliyet, çoğunluk karşıtı
- ıslahçıisimYeni bir bitki çeşidini ıslah eden, bulan veya geliştiren gerçek veya tüzel kişi.
- denkserlikisiminsanları yasaların dışında kalan hakları sağlamaya zorlayan doğal tüze duygusu
- cazırdatmaisimCazırdatmak işi.
- çarpıklıkisimÇarpık olma durumu, eğrilik
- deyimleşmekfiildeyim özelliğini kazanmak
- kirpiklilerisimBir hücreli hayvanlardan, üzerleri hareketlerini sağlayan kirpik biçimindeki uzantılarla kaplı organizmalar sınıfı
- füzyonisimBirleşme, kaynaşma
- hayretisimbeklenmedik, garip bir şeyin sebep olduğu şaşkınlık, şaşırma
- fizyokratlıkisimTarım emeğinin üretici emek olduğunu ve yalnızca bu emeğin, değeri yarattığını ileri süren XVIIIyüzyıl ekonomi görüşü
- belgevşekliğiisimCinsel gücü yitirme
- cazipleştirmekfiilCazip duruma getirmek
- denetlemeisimdenetlemek işi, bakı
- distribütörisimdağıtıcı
- baştardaisimOsmanlı donanmasında yer alan kadırga cinsinden, çektiri tipinde kadırgaların büyüğü bir tür olan savaş gemisi
- kasnakisimenli çember
- bekçilikisimbekçinin yaptığı iş
- husulisimOlma, oluş, oluşma, meydana gelme
- düzemisimBir birleşiğe veya bir karışıma girecek madde miktarlarının belirtilmesi, dozaj
- areometreisimsıvıölçer, hidrometre, suölçer
- flegmonisimderi altındaki veya organlar arasındaki katılgan dokunun iltihaplanması
- çarıklıkisimÇarık konulacak yer
- bağlantıcılıkisimdijital çağın öğrenme kuramı olarak ağlar üzerinde öğrenmeyi açıklayan yaklaşım
- katıştırmakfiilBir şeyin içine başka bir şey katarak karıştırmak
- kâkülisimalna düşen kısa kesilmiş saç, perçem