Sözlük dizini
Standart Türkçe
38.315 madde
- celâllenmekfiilÖfkelenmek, kızmak
- celâllicezarfCelâlli gibi, celâlliye benzer
- celîleisimCelâlet ve celâdet sâhibi. Azîm, mertebesi yüksek
- cemaatisimbir dinden veya bir soydan olanların topluluğu
- cemaatimüsliminisimMüslüman halk
- cemaatleşmeisimCemaatleşmek işi veya durumu.
- cemaatleşmekfiilCemaat hâline gelmek
- cemaatsizlikisimCemaatsiz olma durumu
- cemadatisimCansızlar, cansız varlıklar
- cemahiriyeisimSadece Libya'da uygulanan bir hükümdarın devlet başkanı olduğu bir yönetim biçiminde hükümdar öldükten sonra onun soyundan birinin yönetici olarak başa gelmesi.
- cemaziyelahirisimHicrî takvime göre cemaziyelevvelden sonra, recepten önce gelen senenin 6. ayı
- cemaziyelevvelisimHicrî takvime göre rebiyülahirden sonra, cemaziyelahirden önce gelen senenin 5. ayı
- cembiyeisimBir çeşit eğri kama, hançer. Karşı taraf üstüne üşüşüp cembiye ile Türk çocuğunu parçaladılar. - F. R. Atay
- cemetmeisimCemetmek işi.
- cemetmekfiilToplamak, bir araya getirmek
- cemeviisimAlevîlerin toplanma yeri
- cemilendirmeisimÇoğullandırma işi
- cemilendirmekfiilÇoğullandırmak, çokluk hâline getirmek
- cemilenmeisimÇoğullanma işi
- cemilenmekfiilÇoğullanmak
- cemiyetisimdernek
- cemşatisimBasketbolda rakibe yüklenip aniden geri çekilerek ve dönerken zıplayarak atılan şut
- cenabetlikisimcenabet olma hali
- cenazeisimkefenlenip tabuta konmuş, gömülmeye hazırlanmış insan ölüsü
- cenbiyeisimYemenli erkeklerin süs ve gösteriş amaçlı taşıdıkları iki tarafı keskin, ucu kıvrık bir tür bıçak.
- cendekisiminsan veya hayvan ölüsü
- cendereleşmeisimCendereleşmek işi.
- cendereleşmekfiilManevî baskıaltında mücadele etmek
- cengâverlikisimSavaşçılık, savaşkanlık, dövüşçülük
- ceninisimdölüt