Sözlük dizini
Standart Türkçe
38.315 madde
- anksiyolitikisimcanlılarda strese bağlı olarak oluşan belirtileri ortadan kaldıran ilaç
- anlakisimzekâ
- anlamisimBir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce; mana.
- anlamaisimanlamak işi, anlamaklık, kavrama, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf
- anlamakfiilbir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak
- anlamaklıkisimanlama, kavrama
- anlamamazlıkisimAnlamazlık
- anlamazlıkisimBir şeyi anlamamış, kavrayamamış gibi davranma.
- anlambirimisimsözcüğün anlam çözümlemesinde ortaya çıkan en küçük ayırıcı anlam öğesi
- anlambirimcikisimBir sözlüksel birime ait anlamsal içeriği oluşturan özelliklerin her biri anlambirimcik olarak adlandırılır. Anlambilim düzleminde en küçük anlamsal ayırt edici birim anlambirimciktir. Göstergenin içerik düzlemiyle ilgilidir. Anlambirimcik demetinin öğesi olan anlambirimcik, içeriğin biçiminin temel birimidir, içeriğin (ya da anlamın, gösterilen) ayırt edici bir öğesidir. Bir sözcüğü oluşturan anlambirimcikler, o sözcüğün anlamsal bileşenleridir. Bir anlam olgusunun çözümleme ile elde edilebilecek en küçük anlamlı birimi olan anlambirimcik, (biçimbirim düzeyinde) bir göstergenin gösterilenine ait tözün ayırt edici yanını belirtir. Anlambirimcik, sözlükbirimleri (fr. lexème), hatta bazı durumlarda biçimbirimleri birbirinden ayırmamızı sağlar. Anlambirimcik, anlamsal bileşen (fr. composante sémantique) ya da anlamsal ayırt ediciler (fr. trait sémantique) eşanlamlı kavramlardır.
- anlamcazarfanlam bakımından, mealen, manaca
- anlamdaşlıkisimeş anlamlılık
- anlamlandırmaisimanlamlandırmak işi.
- anlamlandırmakfiilanlamını açıklamak; anlam vermek
- anlamlılıkisimanlamlı olma durumu, manidarlık
- anlamsallıkisimanlamsal olma durumu
- anlamsızlaşmaisimanlamsızlaşmak durumu.
- anlamsızlaşmakfiilanlamdan yoksunlaşmak, anlamını yitirmek, anlamsız duruma gelmek
- anlamsızlaştırmaisimanlamsızlaştırmak eyleminin mastarı
- anlamsızlaştırmakfiilAnlamsız duruma getirmek
- anlamsızlıkisimAnlamsız olma durumu, manasızlık, boşluk.
- anlatmaisimanlatmak işi
- anlatmakfiilBilgi vermek.
- anlattırmaisimanlattırmak işi.
- anlatıisimayrıntılarıyla anlatma
- anlatıbilimisimanlatı bilimi
- anlatıcıisimdinleyicileri eğlendirmenin yanı sıra eğitmek maksadıyla halk arasında dilden dile dolaşan öyküleri derleyen, hikaye, masal ve diğer edebi türleri televizyon ve radyodan okuyan kişi
- anlatıcılıkisimAnlatıcı olma durumu
- anlatılabilmeisimanlatılabilmek işi
- anlatılabilmekfiilanlatılma ihtimali veya imkânı bulunmak