Sözlük dizini
Terimler
14.340 madde
- vahiyisimBir kanun veya fikrin Tanrı tarafından bir melek vasıtasıyla peygamberlere bildirilmesi
- vahdaniyetisimTanrı'nın birliği, bir olması
- vadeli satışisimkarşılığı ileride ödenmek üzere yapılan satış
- üzeriisimbir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı
- üstüpüisimGemi kalafatında, işliklerde, buharlı makinelerde, temizlik işlerinde, otomobilcilikte kullanılan didilmiş kendir
- üstünlük derecesiisimen, çok zarfıyla sıfat veya başka zafların nitelik ve nicelik bakımından kazandıkları en üstün anlam
- üstelsıfatüstü (I) olan
- üst kümeisimsüper küme
- üst güverteisimgemilerde güvertenin yüksekte kalan bölümü
- üst dudakisimdudaklardan üstte bulunanı
- üst deriisimderiyi oluşturan iki tabakadan dışta olanı, epiderm
- üst çeneisimÇenenin üst bölümü, üst dudağın bulunduğu yöndeki çene
- üsküfisimYüksek aşamadaki yeniçeri subaylarının giydikleri, yarısı arkaya sarkan uzun bir börk.
- üretim ilişkileriisimToplum hayatında maddî zenginliklerinin üretimi, değişimi ve dağılımı süreci içinde toplum üyeleri arasında ortaya çıkan ve insan bilincinden bağımsız olarak var olan nesnel, maddî ilişkiler
- üremiisimürenin idrarla çıkmayıp kanda birikmesi sonucu ortaya çıkan hastalık
- üremeisimüremek durumu, üremek işi
- üreisimAzotlu gıdaların vücutta yanmasıyla oluşan, erimiş bir durumda idrarla dışarı atılan azotlu madde
- ünsüz benzeşmesiisimyan yana gelen iki ünsüzün boğumlanma nitelikleri bakımından bir uyum içine girmesi: anbar > ambar, çenber > çember
- ümmetçilikisimİslâm cemiyeti olarak kalmak amacını güdenlerin görüşü
- ümmetçiisimÜmmetçilik yanlısı olan kimse
- üçlükisimÜç tanesi bir arada bulunan, üç tane alabilen, üç taneden oluşmuş
- uzunlukisimbir şeyin uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı
- uzunçalarisimÜzerine seslerin düşük devirle kaydedildiği büyük boyutlu plak
- uzun havaisimTürk halk müziğinde, belirli bir karakteri olmayan, bölgesel öğelerin etkisi altında gelişerek özellik kazanmış türkü
- uzman çavuşisimLise ve dengi okullardan mezun olduktan sonra özel bir eğitim sonunda başarılı olarak astsubaylıktan bir alt basamaktaki asker rütbesini alan kimse.
- uzay istasyonuisimUzay çalışmalarının yapıldığı, içinde insanların yer çekimi olmayan ortamlarda çalışabildiği yapay uydu; uzay üssü.
- uzay gemisiisimUzaya gitmek için yapılmış taşıt; mekik.
- uzay adamıisimUzay gemisini uzayda yöneten kimse; astronot, kozmonot
- uzatmalısıfatSüresi uzatılan.
- uzamisimAlgınan nesnelerin temel niteliği.