Sözlük dizini
Terimler
14.340 madde
- tabiat bilgisiisimokullarda doğa ile ilgili bilgileri içine alan dersin adı ve bu dersin konularını içeren kitap
- taban halısıisimTabana serilen büyük halı.
- şoroloisimKadınlaşmış, kadın kılığına girmiş olan ve ahlak dışı ilişkiler için kullanılan erkek.
- şorlamakfiilsu vb. "şor" diye ses çıkararak akmak
- şişmanlatmakfiilşişmanlamasını sağlamak, şişman duruma getirmek
- şişmanlamakfiilşişman duruma gelmek
- şişe çekmekifadeAğrı dindirmek amacıyla içinde alev yakılarak havası seyreltilen özel bir şişeyi veya bardağı sırta yapıştırmak, vantuz çekmek.
- şirpençeisimderi altı hücre dokusunun ve yağ bezlerinin iltihaplanmasından oluşan, genişlediğinde çok tehlikeli olabilen, stafilokokların sebep olduğu bir kan çıbanı, kızıl yara, aslanpençesi
- şikâyetnameisimBir görevlinin, yanlış ve kötü hareketleriyle davranışlarını ilgili ve yetkili makama bildiren yazı, şikâyet mektubu
- şiirlisıfatşiir havasında olan
- şiirceisimmensur şiir, şiir yönü ağırlıklı (ağır basan) düz yazı
- şiir kitabıisimİçeriği şiirlerle düzenlenmiş kitap.
- ŞiilikisimŞiîlik kavramının farklı yazılışı
- Şiaisimİslamiyet'te Ali'ye yandaş olanlar
- şıpırdamakfiilsu vb hiç ara vermeksizin, damla damla akarken şıp sesi çıkarmak
- şeytan taşlamaisimHac görevini yerine getiren Müslümanların, Mina adlı yerde Kurban Bayramı'nın birinci, ikinci ve üçüncü günü şeytana yedişer adet taş atmaları.
- şerefeisimMinarenin gövdesini çepeçevre dolaşan, korkuluklu, ezan okunan yer
- şeref tribünüisimStadyum, hipodrom gibi açık seyir yerlerinde devlet başkanlarına, yüksek makamlardaki devlet adamları, kumandanlara ve kulüp yöneticileri ile diğer yetkili kişilere ayrılmış özel koltuklu bölüm.
- şerbetlenmekfiilPişmiş hamur tatlısına şerbet katılmak, şerbet verilmek; şuruplanmak
- şelaleisimbüyük çağlayan
- şekerciisimŞeker ve şekerleme yapan veya satan kimse
- şeker hastalığıisimkanda glikozun artması sonucu idrarda şeker bulunması, çok su içme çok yemek yeme ve çok idrar yapma ile beliren hastalık, şeker, diyabet
- şavkı vurmakifadebir şeyin ışığı yansımak.
- şarkıcıisimŞarkı söyleyen, şarkı söyleme yeteneği olan veya mesleği şarkı söylemek olan kimse; hanende, muganni, muganniye
- şarkı söylemekfiilbelirli bir besteye göre güfteyi uyumlu olarak okumak.
- şarkıisimdivan edebiyatında bestelenmek için, dörtlükler şeklinde, uyaklı olarak yazılmış ve Türkler tarafından divan edebiyatına katılmış olan şiir şekli
- şarıldamakfiilsu "bol bol" akarken "şarıltı" sesi çıkarmak
- şahnişinisimEski Türk mimarisinde odanın karşı ön cephesinde yer alan üç yanı pencereli çıkma.
- şahnişisimşahnişin
- süvari bölüğüisimAtlı askerlerden oluşan bölük.