Sözlük dizini
Terimler
14.340 madde
- karahummaisimTifo
- karakolisimgüvenliği sağlamakla görevli kimselerin bulunduğu yapı, polis karakolu
- karakol gemisiisimKara sularında güvenliği sağlamak ve gözcülük yapmak için dolaşan küçük gemi.
- karakterisimayırt edici nitelik
- karakteristikisimLogaritmanın tam birimler anlatan bölümü
- karakucakisimKökeni Orta Asya'ya uzanan, serbest stilde, yağ sürülmeden yapılan en eski, geleneksel Türk güreşi.
- karakulakisimKedigillerden, çakala benzer vahşi bir hayvan.
- karakış fırtınasıisim9 Aralık'ta başlayan fırtına.
- karalamaisimkaralamak işi.
- karamsarsıfatbedbin
- karamsarlıkisimkötümserlik
- karamukisimKaranfilgillerden, ekin tarlalarında biten, yaprakları karşılıklı, çiçeği pembe mor renkte, zararlı bir bitki. (Agrostemma githago)
- karancalos fırtınasıisim14 Ocak'ta başlayan fırtına.
- karanfilisimikiçenekliler sınıfının, karanfilgiller familyasından; karşılıklı ensiz sivri yapraklı, düğüm düğüm ince saplı, 300 kadar çeşidi bulunan, yaprakları pembe, beyaz veya kırmızı olan, hoş kokulu, otsu bir süs bitkisi, (Dianthus caryophyllus).
- karanlıkisimIşık olmama durumu; zulmet.
- karanlık maddeisimastrofizikte, elektromanyetik dalgalarla (radyo dalgaları, gözle görülebilen ışık, x-ışınları, vb.) etkileşime girmeyen, varlığı yalnız diğer maddeler üzerindeki kütleçekimsel etkisi ile belirlenebilen varsayımsal maddelere
- karantinaisimBulaşıcı bir hastalığın yaygın olduğu bir yerden gelen kişileri, gemileri ve malları geçici olarak ayırma biçiminde alınan önlem, sağlık yalıtımı
- kararisimBir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı
- karargâhisimAskerî birlikte kurmay heyetinin toplandığı yer.
- kararlı dalgaisimduraklı dalga
- kararlı dengeisimbir güç etkisiyle hareket ettikten sonra gene aynı duruma gelen cisimlerin konumu
- kararnameisimCumhurbaşkanının onayladığı hükûmet kararı
- karartmaisimKarartmak işi.
- karavaşisimSavaşta tutsak edilen veya satın alınan ve sahibinin üzerinde tam bir kullanma hakkı bulunan kadın, kul.
- karavelaisimBüyük deniz teknesi
- karaya oturmakifadeGeminin alt kısmının, sığ bir yerde zemine teması sonucu hareketsiz kalması.
- karayelisimKuzeybatıdan esen, genellikle soğuk, bazen fırtına niteliğinde rüzgâr.
- karaşınsıfatRengi karaya çalan, esmer kimse.
- karbohidratisimKarbon, hidrojen ve oksijen atomlarından oluşan organik bileşiklerin genel adı.
- karboksiliksıfatKarboksilli