Sözlük dizini
Terimler
14.340 madde
- aksırtıcıisimaksırtma özelliği olan, aksırtmaya neden olan
- peynirhaneisimPeynir yapılan yer
- ara sözisimdoğrudan doğruya konuşulan veya yazılan konuyu ilgilendirmeyen dolaylı söz, bir cümlenin kuruluşunda açıklayıcı olarak kullanılan
- formaliteisimYerine getirilmesi kanunca zorunlu kılınan işlem
- kavramaisimkavramak işi, anlama, anlamaklık, algılama
- can borcunu ödemekfiilölmek
- bakayaisimAskerlik çağına girenlerden son yoklamalarını yaptırarak askerlik kararı aldırdıkları hâlde çağrıldıklarında gelmeyen veya gelip de kıtalarına gitmeden toplandıkları yerlerden ayrılanlar.
- Roma Katolik Kilisesiisimruhanî başkanı Roma Başpiskoposu (Papa) olan, en fazla cemaate sahip Hristiyan mezhebi
- mehter müziğiisimKlasik Türk müziği makamları ile usullerinin kullanıldığı tek sesli bir müzik türü; mehter musikisi.
- e-sözlükisimelektronik sözlük
- darülfünunisimüniversite
- gözlükçüisimGözlük satan veya onaran kimse; optik, optikçi.
- basınç duyumuisimderi yüzeyine kas veya eklem bölgelerine uygulanan bir gücün yarattığı duyu
- -eyimdiğerTürkçede fiilleri 1. tekil kişi istek kipinde çekmek için fiil kök veya gövdelerine getirilen ek.
- sintine basmakfiilSintinede biriken pis suyun, gemiden uzaklaştırılması
- korumacıisimkanunlarla bir dala destek olan kurum, kuruluş veya düzen
- abisisimokyanusların çok derin yeri ve dahaözel olarak güneş ışığının erişemediği kesim
- nörologisimsinir hastalıkları uzmanı
- loçaisimDemir zinciri ve halatların gemiye giriş çıkış yerlerinde özel olarak yapılmış açıklıklar
- dernekisimbelirli ve ortak amacı gerçekleştirmek için kurulan yasal topluluk, cemiyet, deri
- can düşmanıisimaşırı düşmanlık güden kimse
- cunda yakasıisimYelkenin seren yakalarına gelen uçları
- aksiyonisimbir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması
- hacet namazıisimbir ihtiyacın giderilmesi için kılınan iki rekâtlık nafile namaz.
- kreasyonizmisimYaratılışçılık, yaratıcılık
- ayakbastı parasıisimyere gelenden alınan vergi, ayakbastı
- savunma oyuncusuisimkalecinin önünde yer alan, kaleyi savunan oyunculardan her biri, savunmacı, savunucu, bek
- hazisimhoşa giden duygulanma, hoşlanma, zevk
- doğuisimBulunulan yerde sola kuzey, sağa güney alındığında yüzün dönük olduğu yön, batı karşıtı; gün doğusu, maşrık, şark.
- demir paraisimmadenî para