Sözlük dizini
Terimler
14.340 madde
- abramakfiilfırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek
- metaforaisimteknelerde veya sahilde filika veya botların asılabilmesi için uçlarında palanga bulunan aygıt
- enflamasyonisimyangı
- asimptotisimbir eğriye giderek yaklaşan, ama sonuna kadar uzatılsa bile yaklaştığı hâlde eğriyi kesmeyen doğru, sonuşmaz
- biçimbilimisimvarlıkların, özellikle canlıların yapılarını ve gelişimlerindeki biçimlenmeyi inceleyen bilim, yapı bilimi
- diyaliz makinesiisimKan diyalizi yapmaya yarayan araç.
- etkinlikisimetkin olma durumu, müessiriyet, aksiyon
- akım trafosuisimakımı belli bir oran içinde değiştirip yüksek gerilim devresinden yalıtım altında korumaya ve ölçü devrelerine veren araç, akım transformatörü
- başucuisimyeryüzünde bir noktada çekülün gösterdiği doğrultunun gökyüzüne doğru olan yönü
- patrikhaneisimPatriğin makamı.
- ayrışmaisimayrışmak işi
- derbentçiisimGeçit yerlerini korumakla görevli kimse.
- iltica hakkıisimSığınma hakkı
- nöroşirürjiisimbeyin cerrahisi
- dördülisimkare
- gülleisimdüziçi misket
- ikitekisimKürek yarışlarında sancak ve iskelesinde ayrı ayrı oturaklarda ve sadece birer küreği olan tekne
- istinsah etmekfiilyazma bir eseri el yazısıyla kopyalamak.
- halojenisimMadenlerle birleştiğinde tuz verebilen flor, klor, brom ve iyot elementleri
- ekosistemisimbelirli bir alanda bulunan canlılar ile bunları saran çevrenin karşılıklı ilişkileri ile meydana gelen ve süreklilik gösteren ekolojik sistem
- hisseisimpay
- düşümisimaşarcıların ekin yığınlarını damgaladıkları tahta damga.
- prömiyerisimilk gösteri
- asaletlilikisimsoyluluk
- vericiisimVeren, verme yanlısı olan kimse.
- aneroitisimcıva yerine bir maden kutu kullanmak temeline dayanan kadranlı barometre
- kangrenisimvücudun herhangi bir yerindeki dokunun oraya kan gelmemesi sonucu ölmesi, gangren
- diyalektisimBir dilin tarihsel, bölgesel ve siyasal sebeplerden dolayı ses, yapı ve söz dizimi özellikleriyle ayrılan kolu, lehçe.
- herekisimAsma dallan ve fasulyelerin sarkmaması için destek olarak dikilen sırık; sırık, ispalya.
- olguculukisimaraştırmalarını olgulara, deneylere, gerçeklere dayayan, fizik ötesi açıklamaları kuramsal olarak olanaksız ve yararsız gören Auguste Comte'un açtığı felsefe çığırı, pozitivizm