Sözlük dizini
Terimler
14.340 madde
- yaratıkisimyaratılmış canlı varlık, mahluk
- mabeynisimaralık
- yaratımisimEser.
- yaratmakfiilAllah, olmayan bir şeyi var etmek
- usçulukisimakılcılık
- yutakisimağız ve burun boşluklarıyla gırtlak ve yemek borusu arasındaki boşluk
- vektörisimbüyüklüğü ile yönü olan nicelik
- üreteçisimMekanik, kimyasal enerjileri elektrik enerjisine dönüştüren düzenek veya cihaz, jeneratör
- camiisimMüslümanların hep birlikte ibadet etmek, namaz kılmak için toplandıkları yer
- esneksıfatBir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan; elastik, elastiki, streç.
- kauçukisimgövdesi odunsu, öz suyu yapışkan, süt kıvamında, yaprakları oval biçimli, parlak ve kalın, sıcak ülke bitkisi, lastik ağacı, (Ficus elastica), kauçuk ağacı
- anıtisimönemli olayın veya büyük kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı.
- alevisimYanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı; alaz, yalım, yalın, yalaz, yalaza, şule.
- balkonisimYapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar veya parmaklıkla çevrili bölümü, çıkma
- manevraisimbir aletin işleyişini düzenleme, yönetme işi veya biçimi
- sepetisimsazdan örülmüş balık kapanı
- kameriyeisimBahçelerde yazın oturulmak için yapılan, kafes biçiminde, kubbeli, üstü yeşilliklerle sarılan süslü çardak
- levhaisimBir yere asılmak için yazılmış yazı.
- yörüngeisimbir gök cisminin hareketi süresince izlediği yol, mahrek
- keresteisimTomrukların boyuna biçilmesiyle elde edilen ve marangozlukla inşaatta kullanılan nitelikli ağaç
- kızakisimkar veya buz üzerinde kayarak yol alan tekerleksiz taşıt
- kanyonisimbir akarsuyun kalkerli bir alanda oyarak oluşturduğu, bir kıvrımı keserek iki yandaki çukurlukları birleştiren, dar ve boğaz biçimindeki vadi, dar boğaz, kapuz, kısık, klüz
- yarıkisimyarılarak açılmış yer, geniş çatlak
- sanrıisimuyanık bir kişinin, kendi dışında var sandığı ancak gerçekte olmayan olguları algılaması, yaşaması, varsanı, birsam, halüsinasyon
- maçunaisimİslimle çalışan ağırlık kaldırma makası.
- özdeyişisimBir düşünceyi, bir duyguyu, bir ilkeyi kısa ve kesin bir biçimde anlatan, genellikle kim tarafından söylendiği bilinen özlü söz; vecize, ülger, kelamıkibar, aforizm, aforizma
- özdeşsıfatHer türlü nitelik bakımından eşit olan, ayırt edilmeyecek kadar benzer olan, aynı.
- taşbilimisimtaşları her yönden inceleyen yer bilimi dalı, petroloji
- yangın kulesiisimYangını görüp haber vermek için yapılan kule.
- piyangocuisimPiyango satılan yer veya piyango satan kimse.