Sözlük dizini
Terimler
14.340 madde
- sözcük hazinesiisimsöz varlığı
- sözcük türüisimkelime türü
- sözcük vurgusuisimsözcügün baskılı söylenmesi
- sözde özneisimEdilgen fiilin özne görevini yüklenmiş nesnesi: Kapı açıldı cümlesindeki kapı sözde öznedir
- sözleşmeisimsözleşmek işi; anlaşma, kavil, kavilleşme, kavletme
- sözlük bilgisiisimsözlükçülük
- sözlük birimiisimSözlükte madde başı olarak yer alacak anlamlı söz varlığı.
- sözlükçülükisimBir dilin veya karşılıklı olarak daha fazla dilin söz varlığını sözlük biçiminde ortaya koymak üzere yöntemleri araştırma; sözlük hazırlama, yazma ilkelerini, kurallarını geliştirme ve uygulama alanına çıkarma işi; sözlük bilgisi, lügatçilik, leksikografi.
- sözsüz oyunisimPandomim
- süberinisimEndodermis ve mantar hücrelerinin çeperlerinde, biriken su geçirmeyen ve suda erimeyen mumsu bir maddedir. Kimyasal yapısı yağ molkeüllerine benzer ve hücre çeperinde mantarlaşmayı sağlar.
- süblimleşmeisimBir katını erimeden buharlaşması
- sübutisimgerçekleşme, şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkma
- sübvansiyonisimdestekleme
- sübyan koğuşuisimTutukevlerinde suçlu çocukların bulunduğu bölüm.
- süjeisimkonu
- süknaisimOturulan yer, konut.
- süksünisimEnse ile başın birleştiği çukurluk yer
- sülfisimKükürt
- sülümenisimAk sülümen
- sümbüleisimKlasik Türk müziğinde bir makam
- sümükisimburundan çıkan yapışkan sıvı
- süneksıfatuzayabilen, sünme yeteneği olan.
- süneklikisimBir cismin çekme gerilmesi altında çatlamaya veya kırılmaya uğramadan geridönüşümsüz şekil değiştirme yeteneği, bu süreçte yutabildiği enerji miktarı
- süngüisimTüfek namlusunun ucuna takılan küçük kılıç biçiminde delici silah, bayonet, kasatura
- sünnetisimMuhammed'in Müslümanlarca uyulması gerekli sayılan davranışları, onayları ve herhangi bir konuda söylemiş olduğu sözleri.
- sünnet ehlisıfatİslam dininin temel konularında Muhammed’in sünnetini, sahabelerin izlediği yolu ve yöntemi benimseyen kimse.
- sünnet namazisimİslâm Peygamberi’nin arada sırada veya devamlı kıldığı, kılınması sevap, terki günah olmayan namaz
- sünnetçiisimÇocukları sünnet eden kimse.
- sünnetçilikisimSünnetçinin yaptığı iş
- sünükisimkemik