Sözlük dizini
Terimler
14.340 madde
- şüpheisimkuşku
- bilinemezcilikisimbilginin bağıntılı olduğuna ve bundan dolayı salt olmadığına inanan öğreti
- agnostisizmisimbilinemezcilik, laedriye
- deizmisimEvren’i başlangıçta yaratan, fakat işleyişine müdahale etmeyen bir tanrının varlığını savunan felsefî görüş.
- deistisimDeizm yanlısı kişi
- tanrıtanımazsıfatate
- ateistisimTanrı'nın varlığını inkâr eden kimse.
- sorgulamakfiilSuç niteliğinde bulunan bir sorun üzerine ilgili bulunanlara sorular sormak.
- özümlemekfiilcanlı varlıklar, dışarıdan aldıkları besinleri, değişikliğe uğratarak yeni bir birleşimle, organizmanın gereksinme duyduğu maddeler durumuna getirmek; temsil etmek
- sinemaisimFilm izlemek için gidilen yer
- İTÜkısaltmaİstanbul Teknik Üniversitesi kavramının kısaltması
- inorganiksıfatorganik olmayan, anorganik, cansız olan
- kaynamaisimKaynamak işi; galeyan
- erimeisimerimek işi
- karışımisimçok şeyin karıştırılmasıyla elde edilen veya ortaya çıkan şey, kokteyl
- heterojensıfatayrışık
- bazisimBir asitle birleştiğinde tuz oluşturan madde
- asitisimsuda çözündüğünde ortama hidrojen iyonları (H+) ya da hidronyum iyonları (H₃O+) verebilen maddeler, ekşit
- yanmaisimyanmak işi, yangın
- çözeltiisimiçinde birden artık kimyasal tür bulunan tektürel evre, çözünmek sonucu ortaya çıkan madde, solüsyon
- mecazisimbir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz
- ısıisimbir cismin uzamasına, genleşmesine, buharlaşmasına, erimesine, sıcaklığının artmasına yol açan fiziksel enerji
- molekülisimelement veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, özdecik, veya fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı, madde, özdecik
- elementisimkimyasal element kavramının kısa şekli
- kimyaisimmaddelerin temel yapılarını, birleşimlerini, dönüşümlerini, çözümleme, birleşim ve üretim yöntemlerini inceleyen bilim
- seksisimcinsiyet
- durumisimbir şeyin içinde bulunduğu içindeların hepsi, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon, vaziyet
- granülisimBir maddenin en küçük tanesi
- organelisimhücre içinde belirli görevi yapmak üzere özelleşmiş ve zarla çevrilmiş yapılar
- ovalsıfatyumurta biçiminde olan, yumurtamsı, söbe, beyzi