Sözlük dizini
Terimler
14.340 madde
- rabonaisimtopa vuran ayağı yerden destek alan ayağın arkasından geçirerek yapılan vuruş tekniği.
- malikâne divanıisimOsmanlı döneminde Anadolu'nun belli yerlerinde uygulanan ve görünüşteki iyeliği kişilerin, ama gerçek iyeliği devletin olan bir toprak kullanım yöntemi.
- kazasker ikindi divanıisimKazaskerlerin, kendilerine gönderilen davalarla ilgili olarak belirli günlerde ikindi vakti yaptıkları divan.
- kazasker divanıisimcuma divanı
- kaymakam divanıisimkaymakam paşanın başkanlığında kurulan divan
- ikindi divanıisimPadişah divanında sonuçlandırılamayan işlerin görüşülmesi için sadrazam konağında ya da sadrazamlık dairesinde, salı ve perşembe günleri dışında, ikindi namazından sonra kurulan divan.
- galebe divanıisimElçi kabulü ve kapıkulu ocaklarına ulufe dağıtılması nedeniyle toplanan gösterişli divan.
- çarşamba divanıisimİstanbul halkının başlıca işlerini görüşmek üzere çarşamba günleri sadrazamın konağında, İstanbul, Galata, Eyüp ve Üsküdar kadılarının katılmalarıyla kurulan divan.
- cuma divanıisimCuma günleri sabah namazından sonra Rumeli ve Anadolu kazaskerlerinin de katılmaları ile sadrazam konağında yapılan divan.
- Avrupa Toplulukları Adalet DivanıisimKurucu antlaşmaların yorumlanması ve uygulanmasında hukuka uygunluğu sağlayan Anayasa Mahkemesi niteliğindeki Avrupa Birliği yargı organı.
- Avrupa Birliği Adalet DivanıisimRoma Anlaşması'nda yer alan hükümlerin yorumlanması, uygulanması ve bunlardan doğabilecek sorunların hukuka uygun bir biçimde çözümlenmesi amacıyla kurulmuş Avrupa Birliği'nin yargı organı.
- ağa divanıisimYeniçeri ağasının başkanlığında, ocağın türlü işlerini görüşmek üzere yüksek aşamalı yeniçeri subaylarından kurulan divan.
- durdurulamazsıfatDurdurulma imkanı olmayan.
- adam adamazarfgölge gibi izleyerek
- adam adama savunmaisimfutbol, basketbol, hentbol vb. oyunlarda karşı takımdan tutmakla görevli olduğu oyuncuyu kollamaya, rahat hareket etmesini ve sayı yapmasını engellemeye dayalı savunma biçimi
- kurban kesmekfiildin buyruğunu yerine getirmek için bir hayvanı keserek etini dağıtmak.
- kurban etmekfiilkurban kesmek.
- yansılanımisimİnsan kulağının alamayacağı nitelikte olan yüksek frekanslı ses titreşimi, ultrason.
- adalet buyruğuisimYönetimleri altındaki halkın ezilmemesi için, valilere, sadrazamca yazılan buyruk, adalet emri
- adalet genelgesiisimOsmanlı ülkelerinde yasaların egemen olması ve bir haksızlığa düşülmemesi için zaman zaman, padişahlarca çıkarılan genelge, adaletname.
- adalet sarayıisimmahkemelerin bulunduğu büyük yapı
- adalet ve adaletsizlikisimToplumsal olayların değişik aktöresel nitelikleri, bk. adalet, adaletsizlik.
- ağız boşluğuisimağız açıklığı ile dudak arasında kalan boşluk, oral boşluk, bukal boşluk
- aydınlanmaisimAydınlanmak işi veya durumu
- hava akımıisimdeğişik sebeplerle atmosferde havanın yer değiştirmesi
- galaktozisimAltı karbonlu aldoz yapısındaki monosakkaritlerden biri. Bir disakkarit olan laktozda, glikozla beraber bitki hücre duvarındaki pektinde, glikolipitlerde ve glikoproteinlerde bulunan bir monosakkarit, beyin şekeri.
- beyin şekeriisimgalaktoz
- açlık şekeriisimAç karnına ölçülen kandaki glikoz miktarı.
- pitosinisimOksitosin.
- postuitrinisimOksitosin.