Sözlük dizini
Yabancı Kökenli
6.496 madde
- parkisimBir yerleşme merkezinde halkın gezip hava alması için düzenlenmiş ağaçlı ve çiçekli büyük bahçe
- parazitolojiisimasalak bilimi
- parazitisimasalak
- paralelisimAynı düzlem içinde ikişer ikişer bulunan ve kesişmeyen; koşut, muvazi, mütevazi
- paragrafisimdüzyazıların kendi içinde satır başlarıyla ayrıldıkları bölümler.
- panterisimpars
- pansiyonisimBütünü veya bir bölümü sürekli veya belli bir zaman için kiraya verilen, isteğe göre yemek de veren ev
- panelisimdinleyiciler önünde, bir konuşmacı grupla, daha çok sosyal veya siyasi bir konuyu tartışmak üzere düzenlenen toplantı
- pandülisimsarkaç
- otopsiisimÖlüm sebebini belirlemek amacıyla bir cesedi inceleme işi.
- otomotivisimmotorlu taşıt yapımıyla uğraşan endüstri kolu, otomotiv endüstrisi
- otomatiksıfatMekanik yollarla hareket ettirilen veya kendi kendini yöneten (alet); özdevimli.
- otantikisimEskiden beri mevcut olan özelliklerini taşıyan
- oligarşiisimSiyasal gücün birkaç kişilik bir grubun elinde toplandığı yönetim, aristokrasinin daralmış biçimi, takım erki
- ofsetisimkalıp izlerini önce kauçuğa, kauçuktan da kâğıda geçirmeye yarayan çift kopyalı baskı yöntemi
- ofisisimBir işletmeyi veya hizmeti yönetmek üzere düzenleme faaliyetlerinin yapıldığı alan.
- obskürantizmisimegemen güçlerin kendi hoş görmediği kavramlara, kişilere, topluluklara ilişkin toplumun bilgi erişimini sistematik olarak kısıtlama çabası
- observatuvarisimrasathane
- nükleersıfatatom çekirdeği ile ilgili, çekirdeksel
- notisimbir şey hatırlamak için yazılan kısa yazı
- normisimyargılama ve değerlendirmenin kendisine göre yapıldığı ölçüt, uyulması gereken kural, düzgü
- nominalizmisimadcılık
- noktalı virgülisimunsurları arasında virgül bulunan sıralı cümleleri veya cümle içinde virgülle ayrılmış türleri birbirinden ayırmak için kullanılan noktalama işareti,
- nizamisıfatİstenilen düzende olan, düzene uygun olan, kurallara uygun olan.
- nihaisıfatİşi sona erdiren, işi kesen.
- nifakisimanlaşmazlık, ara bozuculuk, geçimsizlik
- neşretmekfiilyaymak, dağıtmak, saçmak
- nezaketisimbaşkalarına karşı saygılı ve incelikle davranma, incelik, naziklik
- nevaleisimazık
- nefretisimBir kimsenin kötülüğünü, mutsuzluğunu istemeye yönelik duygu.