Sözlük dizini
Yabancı Kökenli
6.496 madde
- lahanaisim1. isim, bitki bilimi Turpgillerden, geniş ve kalınca kat kat yaprakları olan, güz ve kış sebzesi olarak yetiştirilen ve birçok türü olan bitki, (Brassica oleracea).
- kürsüisimKalabalığa karşı söz söyleyenlerin üzerine çıktıkları yüksekçe yer.
- külahisimİçine bazı şeyler koymak için huni biçiminde bükülmüş kâğıt kap
- ArmanisimHem erkek adı hem de kız adı. dürüst, doğru, güvenilir kimse, kutsal rüya, istek, arzu, özlem
- almanakisimyıllık
- kurnaisimHamam ve banyolarda musluk altında bulunan, içinde su biriktirilen, yuvarlak, mermer, taş veya plastik tekne.
- kötekisimbaston, sopa
- katranisimOrganik maddelerden kuru damıtma yoluyla elde edilen, sıvı yağ kıvamında, kara renkte, ağır, is kokulu, suda erimeyen bir madde.
- kaşkolisimboyun atkısı, atkı
- kiremitisimÇatıları örtmekte kullanılan, yan yana dizilerek suyu aşağıya geçirmeden dışarı akıtacak biçimde yapılmış, kızıl toprağın renginde, pişmiş balçık levha.
- kireçisimKireç taşının bu işe mahsus ocaklarda kavrulmasıyle elde edilen, kalsiyum oksitten ibâret taşımsı beyaz madde, (CaO)
- kibritisimbir ucu sürtünme sonucu yanabilecek birleşimde olan küçük tahta veya karton parçası, çalma
- kibarisimbüyükler, ulular
- kestaneisimKayıngillerden, ılıman iklimlerde yetişen, 25-30 metre kadar boylanabilen, kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı (Castanea sativa).
- kesirisimbir birimin bölündüğü eşit parçalardan birini veya birkaçını anlatan sayı
- keseisimcepte taşınan, içine para, tütün gibi şeyler konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba
- kervanisimuzak yerlere yolcu ve ticaret eşyası taşıyan yük hayvanı katarı
- kerametisimErmiş kimselerin gösterdiklerine inanılan, doğaüstü, şaşkınlık uyandırıcı durum
- kelleisimkoyun, kuzu ve keçinin pişirilmiş başı
- gayrızarfartık, bundan böyle
- karpuzisimKabakgillerden, sürüngen gövdeli parçalı sert yapraklı, sarı çiçekler açan bir bitki, (Citrullus vulgaris).
- kantarmaisimAzılı atları zapt etmek için dillerini bastıracak biçimde yapılmış demir araç.
- kamberisimSadık köle.
- kalfaisimbir mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarını kazanmış ve bu meslekle ilgili iş ve işlemleri ustanın gözetimi altında kabul edilebilir standartlarda yapabilen, kalfalık belgesi sahibi olan kişi
- kalenderisimgösterişsiz, sade yaşamaktan yana olan, alçak gönüllü kimse, ehlidil, rint
- kalafatisimGeminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi.
- kalabaisimkalabalık
- kadifeisimüzeyi belirli uzunlukta bırakılmış ham madde lifleriyle kaplı, parlak, yumuşak kumaş; velur
- işaretisimanlam yükletilen şey, anlamlı iz, im
- istasyonisimtren ve metronun durup yolcuların indikleri veya bindikleri yer.