Sözlük dizini
Yabancı Kökenli
6.496 madde
- gastronomisimDamak zevki olan, ağzının tadını bilen, iyi yemekten anlayan kimse.
- galvanizisimGalvanizlenecek madeni nesnenin daldırıldığı çinko banyosu.
- fujerisimeğrelti otu
- formülesıfat"Bir düşünceye bir anlatım biçimi vermek" anlamında kullanılan formüle etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
- formaldehitisimCH2O formülüne sahip bir organik bileşiktir, doymuş aldehitlerin ilk üyesi olan, renksiz, keskin ve yakıcı kokulu, mukozaları aşırı tahriş eden, kolayca alevlenen bir gaz
- fonografiisimseslerin gerektikçe tekrarlanmasını sağlamak için, bunların titreşimlerini, madde üzerine iz olarak geçirme yöntemi
- fodlaisimÇoğunlukla imaretlerde yoksullara verilen kepekli undan yapılmış pideye benzer bir ekmek türü.
- flokisimYelkenli gemilerde civadra ile pruva direği arasındaki üç köşe yelken.
- fiyortisimNorveç, İskoçya ve Kuzey Amerika kıyılarında buzulların oluşturdukları dik yamaçlı, derin eski buzul koyaklarının aşağı kesimlerinin deniz altında kalmasıyla oluşan körfez.
- fistülisimanüs etrafında fistül dediğimiz kalın bağırsak ile cilt arasında oluşmuş açıklıklara, akarca
- fırkateynisimÜç direkli, bir tür yelkenli veya savaş gemisi.; firkate
- filozofiksıfatfelsefe ile ilgili, felsefeye dayanan
- fideisimTohumdan yetiştirilip başka yerlere dikilmek için hazırlanan sebze veya körpe çiçek.
- fermentisimmaya
- feminizmisimToplumda kadının haklarını çoğaltma, erkeğinkiler düzeyine çıkarma, eşitlik sağlama amacını güden düşünce akımı; kadın hareketi.
- feldspatisimPotasyumlu, sodyumlu ve kalsiyumlu olmak üzere üçe ayrılan en önemli silikatlı mineral grubu.
- favoriisimYüzün iki yanında, saçın devamı olarak bırakılan sakal demeti, duluk, faul
- faulisimKarşılaşmalarda rakip oyuncuya yapılan kural dışı hareket.
- fatihanezarffatih gibi, fatihe benzercesine
- fasetisimgeometrik şekilli nesne ve eşyaların düz yüzeylerine verilen ad
- falanjistisimİspanya'da falanj üyesi
- falanjisimeski Yunanlılarda, özellikle Makedonya yayalarının çekirdeğini oluşturan mızraklı alay
- falan filânisimÖnem verilmeyen, hafifsenen şeyler için kullanılır
- falanzamirsöylenmesi istenmeyen veya gerekli görülmeyen bir özel adın yerini tutan kelime, filan
- fahteisimklasik Türk müziğinde daha çok ilâhi, beste ve özellikle peşrev formlarında kullanılan, yirmi zamanlı ve on iki vuruşlu bir büyük usul
- fagositozisimfagositin solid partikülleri yakalayıp yutması ve sitoplazmasında oluşturduğu fagosom adı verilen boşluğa hapsederek eritme (sindirme) çabası, hücre yutarlığı
- ezanisimMüslümanlıkta namaz vaktini bildirmek için müezzinin yüksek sesle yaptığı çağrı.
- eviyeisimMutfakta musluk altında bulaşık yıkamaya yarayan tekne.
- etilenisimYanıcı, renksiz, az kokulu, 0,97 yoğunluğunda karbon ve hidrojen birleşimi.
- estetisimSanatsal ürünler arasında güzeli en üstün, en yüce değer sayan kişi.