Sözlük dizini
Yöresel
3.192 madde
- eleddirikisimElektrik
- elekçiisimElek yapan veya satan kimse
- eleşmekfiilÇarpmak
- eli sağanliisim(Düziçi ağzı) Elin beceriksiz olması, birisinin elinden beceriksizce kaza gelmesi.
- elibelindeisimHalı ve kilimlere yapılan, ellerini beline koymuş insan figürünü andıran bir tür motif
- ellamzarf(Sivas, Havza ağzı) herhalde, galiba, Allahüâlem
- ellağamzarfgaliba
- elleñgeçisim(Düziçi ağzı) Yengeç
- elleşmekfiilKarşılıklı temasta bulunmak
- ellikisimEldiven
- eltiisimKadına göre kocasının erkek kardeşlerinin eşlerinden her biri.
- elvanisimrenkler
- elçiisimBir devleti başka bir devlet katında temsil eden kimse; sefir
- emisimilaç, merhem
- emciisimeczacı
- emcikisimözellikle ağlayan bebekleri sakinleştirmek için kullanılan alet
- emeisim(Sivas ağzı) Babanın kız kardeşi, hala
- eme yaramazsıfatişe yaramaz, beceriksiz
- emetiisimBabanın kız kardeşi, hala.
- emiceisimAmca, babanın erkek kardeşi.
- emiceklik vermekfiil(Sivas ağzı) Umut vermek, güvendirmek
- emmeisimemmek işi
- emmiisim(Havza ağzı) amca
- encamibağlaç(Gümüşhane ağzı) Madem
- encekisimyavru, yeni doğmuş
- enezsıfatCılız, zayıf, güçsüz
- enezesıfatcılız, zayıf, güçsüz
- enflasyonisimDolanımdaki para miktarıyla, malların ve satın alınabilir hizmetlerin toplamı arasındaki açığın büyümesinden ortaya çıkan ve fiyatların toplam yükselişi, paranın değerinin düşmesi biçiminde kendini gösteren ekonomik parasal süreç; para şişkinliği, parasal şişkinlik
- engeçisimyengeç
- enginsıfatUcu bucağı görünmeyecek kadar geniş, çok geniş; vâsi.