Sözlük dizini
Tüm kelimeler
111.849 madde
- yekinmekfiilDavranmak, olduğu yerden fırlamak, ayağa kalkmak, kalkmak için hareket etmek, kımıldamak.
- tekil şahısisimcümlelerde cümleyi kuran için kullanılan şahıs
- nafile namazisimSevap kazanmak amacıyla farz ve vacip namazları dışında kılınan namaz.
- çıkartılmaisimçıkartılmak eyleminin mastarı
- maktû hadisisim(Tebeut) tabiin hakkında olan hadis
- Napoliisimİtalya'nın güneyinde bir kent.
- manzaraisimBakış, görüş alanına giren, dikkati çeken her yer; görüntü, dekor.
- Lao diliisimKradai dil ailesine ait tonlu dil, Laos'un resmî dili
- periyodik sistemisimElementlerin atom numaralarındaki artışa göre sıralandıkları, özelliklerindeki benzerliklerin sistemi
- kamış kemiğiisimbaldır kemiği
- KulinisimBir soyadı.
- sarıisimYeşil ile turuncu arasında bir renk, limon kabuğu rengi.
- pimisimİç içe geçen veya birbiri üzerine gelen parçaları tutturmaya yarayan bir tür tahta veya metal çivi
- Cenovaisimİtalya'nın Ligurya bölgesinde kendi ismini taşıyan Genova ilinin merkezi ve Ligurya Bölgesi'nin başkenti olan şehir ve yerel idare bakımından komünt
- müstehapisimDinen emredilmediği hâlde yapıldığında sevap kazandıran davranış
- seslenme durumuisimvokatif
- haram ayisimsavaşın haram olduğu ay
- İtalik dilisimHint-Avrupa dil ailesinin bir alt birimidir. Batı ve Güney Avrupa'daki ülkede konuşulan dillerin birçoğunu kapsar.
- teozofiisimKaynağını Hint mistisizminin insan ile kâinat ve Tanrı arasındaki ilişkileri açıklayan bakış açısından almış, bir yandan okült, diğer yandan da Doğu ananeleri üzerine kurulmuş ve ezoterik bilgilerden faydalanan felsefi sistem.
- yolundan kalmakfiilGidememek
- Kmer diliisimKmerce
- ebabil namazıisimevvâbîn namazı
- tebeitabiinisimSahabeleri görmüş olanları gören ve onlardan hadis dinleyenler, Muhammed’den sonra gelen üçüncü nesil.
- eliminesıfat"Elemek" anlamındaki elimine etmek, "elenmek" anlamındaki elimine olmak (veya edilmek) birleşik fiillerinde geçen bir söz
- makine diliisimbir işlemcinin anladığı programlama dili
- giriş katıisimToprak düzeyinde olan kat; yer katı, zemin katı
- peylemekfiilBir şeyi önceden kendine ayırtmak.
- girişkensıfatkendi kendine iş, uğraş yaratabilen, bir işe hiç çekinmeden girebilen, başkalarıyla kolayca ilişki kurabilen, girişkin, yaraş
- elektromanyetik darbeisimBir patlamadan sonra (genellikle nükleer patlamalardan sonra) oluşan ve elektronik cihazlara zarar veren dalgalar.
- teheccüt namazıisimYatsı namazının sünneti kılındıktan sonra sabah namazı vakti olmadan kalkılıp gece namazı gibi ve onun yerine kılınan nafile namaz.