Sözlük dizini
Tüm kelimeler
111.849 madde
- öğretmenisimmesleği bilgi öğretmek olan kişi; hoca, muallim, muallime
- öğretmen eviisimÖğretmenlerin barınma, yemek ve eğlence ihtiyacını karşılamak üzere yapılmış bina
- öğretmenlikisimöğretmenin görevi
- öğünisimkere, kez, defa
- öğürisimakran
- öğür olmakfiilÇokça birlikte bulunmaktan çok sıkı bir alışkanlık edinmek.
- öğürleşmeisimÖğürleşmek işi
- öğürleşmekfiilÖğür olmak, birbirine alışmak, istinas etmek
- öğürlükisimÖğür olma durumu, istinas
- öğürmeisimöğürmek eyleminin mastarı
- öğürmekfiilKusarken veya kusacak gibi olurken öğürtü sesi çıkarmak
- öğürtlemeisimÖğürtlemek işi veya durumu
- öğürtlemekfiilAyırmak, ayıklamak, seçmek, temizlemek
- öğürtmeisimÖğürtmek işi veya biçimi
- öğürtüisimÖğürmek işi
- öğürtü gelmekfiilÖğürmeye başlamak
- öğürtücüsıfatÖğürten
- öğürüşisimÖğürmek işi veya biçimi
- öğütisimbir kişiye yapması veya yapmaması gereken şeyler için söylenen söz, nasihat, akıl
- öğütlemeisimöğütlemek işi, nasihat
- öğütlemekfiilbirine bir şeyi yapmasını ya da yapmamasını salık vermek, tavsiye etmek
- öğütlükisimKendisinden bir ahlâk dersi çıkarılan kısa hikâye.
- öğütmeisimöğütmek işi
- öğütme haznesiisimMutfaklarda yemek artıklarını atık su borusuna aktarmadan önce küçük parçalara ayıran, evyeye bağlı araç
- öğütmekfiiltane durumundaki nesneleri bir araçla ezerek un durumuna getirmek
- öğütçüisimÖğüt veren kimse, nasihatçi
- öğütçülükisimÖğütçü olma durumu
- öğütücüsıfatÖğütme özelliği olan
- öğütücü dişisimAzı dişi, azı
- öğütülmeisimöğütülmek işi