Sözlük dizini
Tüm kelimeler
111.609 madde
- ışıklanmaisimışıklanmak işi
- ışıklanmakfiilışıklı duruma gelmek, aydınlanmak, ışımak
- ışıklısıfatışığı olan, aydınlık, ışıklandırılmış nurlu, nuranî
- ışıklıkisimBir yapının yeterli ölçüde ışık alabilmesini sağlamak için, çatısına açılan ve camla kaplanmış olan baca türü çıkıntı, apartman boşluğu
- ışıklılıkisimBir optik cihazda, cisme çıplak gözle veya cihazla bakıldığında, ağ tabakadaki birim yüzeyi etkileyen ışık miktarları arasındaki oran
- ışıksızsıfatışığı olmayan, karanlık
- ışıkyılıdiğer(doğrusu): ışık yılı
- ışıkçıisimtiyatro, stüdyo ve çekim platolarındaki ışık sistemlerini kurma, sistemlerin kontrol ve onarımı ile ışık sistemlerini kullanarak ışıklandırma yapma bilgi ve becerisine sahip nitelikli kişi
- ışıkçılıkisimışıkçının işi veya mesleği
- ışıkölçerisimışık şiddetini veya enerjisini ölçen araç, fotometre
- ışılsıfatışıklı
- ışıl küfisimSığır, domuz ve insanlarda ışıl küflüce hastalığına yol açan basil.(Actinomyces bovis).
- ışıl küflerisimÇeşitli türleri, insan ve hayvanlarda asalak yaşayan tallı bitkiler takımı
- ışıl küflüceisimEvcil hayvanlarda, özellikle sığırlarda, ışıl küflerden ileri gelen ve insanlara da bulaşabilen bakteriyel hastalık.
- ışıl ışılzarfparlak ve titrek ışık saçarak
- ışıl ışıl bakmakfiilSevinçten gözleri parıl parıl olmak
- ışılakisimParıltı
- ışılamaisimışıldama
- ışılamakfiilışıldamak, parlamak
- ışılatmaisimışılatmak işi veya biçimi
- ışılatmakfiilParıldatmak
- ışıldakisimKaranlıkta bir hedefi aydınlatmak için kullanılan dar, uzun bir ışın demeti çıkaran ışık kaynağı; projektör
- ışıldamaisimışıldamak işi, ışılama
- ışıldamakfiilTitrek, parlak bir ışık saçmak.
- ışıldatmaisimışıldatmak işi
- ışıleksicikisimBir ışıncığın ışın yayıcı bir yüzeye çarpması sonucu kopan bir eksicik.
- ışıltıisimhafif ışık, ışıntı, parıltı
- ışıltılısıfatışıltısı olan, ışıltı yapan
- ışımaisimışımak işi, ışıklanma, aydınlanma
- ışımakisimbaşka ya da aynı dalga boyunda ışınlar salmak