Türkü
Sefil Baykuş Ne Gezersin Bu Yerde
Anonim
Sefil baykuş ne yatarsın bu yerde?
Yok mudur vatanın illerin hani?
Küskün müsün selamı mı almazsın?
Şeyda bülbül gibi dillerin hani...?
Aç kapıyı emmim kızı gireyim,
Hasta mısın hal hatırın sorayım.
Susuz değil misin bir su vereyim,
Ağzında kurumuş dillerin hani?
Ecel tuzağını açamaz mısın?
Açıp da içinden kaçamaz mısın?
Azad eyleseler uçamaz mısın?
Kırık mı kanıdın kolların hani...?
Aç mısın, yok mudur ekmeğin aşın?
Odan ne karanlık, yok mu ataşın?
Hanidir güveyin, hani yoldaşın?
Hani kapın bacan, yolların hani...?
Kara yerde mor menekşe biter mi?
Yaz baharda ishak kuşu öter mi?
Bahçede alışan, çölde öter mi?
Uyan garip bülbül güllerin hani?
Alışmış kaşların var mı karası?
Ala idi gözlerinin binası
Kocaldın mı onbeş yaşın Suna'sı,
Yok mudur takatin, hallerin hani?
Körpe maral idin dağlarımızda;
Dolandırdın solu sağlarımızda;
Taze fidan idin bağlarımızda;
Felek mi budadı dalların hani?
Her gelip geçtikçe selam vereyim,
Nişangah taşına yüzler süreyim.
Kaldır nikabını yüzün göreyim,
Ne çok sararmışsın alların hani?
Daha seyrangâha çıkamaz mısın?
Çıkıp da dağlara bakamaz mısın?
Kaldırsam ayağa kalkamaz mısın?
Ver bana tutayım ellerini hani?
Civan da canına böyle kıyar mı?
Hasta başın taş yastığa koyar mı?
Ergen kıza beyaz donlar uyar mı?
Al giy, allı balım şalların hani?
Kaldırsam ayağa kalkamaz mısın?
Yok mu lamban çıran yakamaz mısın?
Hani kapın bacan bakamaz mısın?
Her yandan kapanmış yorganın hani?
Bilmem çektiklerin acep zar mıdır
Orda yastık döşek, yorgan var mıdır
Arkan tahta duvar, önün yar mıdır
Her yandan kapanmış yolların hani?
Bir koyun kuzudan ayrı ki durdu,
Yemez mi dağların kuşuyla kurdu?
Katardan m’ayrıldın şahin mi vurdu?
Turnam teleklerin tellerin hani?
Düğününde acı kahve içildi.
Rüzgâr vurdu sinelerin açıldı.
Gelin gider iken kefen biçildi.
Kumaş beste beste şalların hani?
Sen de Hıfzı gibi erken uyandın;
Uyandın da taş yastığa dayandın;
Aslı Kerem gibi kavruldun yandın;
Rüzgâr mı savurdu küllerin hani?
Metindeki kelimelerin anlamları
- acep
- acaba
- duvar
- Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılan veya örülen dikey düzlem, örek cidar.
- ecel
- yaşamın sonu, ölüm zamanı
- her
- önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
- kahve
- sıcak iklimlerde yetişen, kök boyasıgillerden ağaç, (Coffea arabica).
- kerem
- Soyluluk.
- rüzgâr
- havanın yer değiştirmesiyle oluşan esinti, bad, yel
- zar
- ince perde veya örtü
- baykuş
- başında, kulak yerinde iki sorgucu bulunan, yırtıcı gece kuşlarının genel adı
- ekmeğin
- ekmek kelimesinin tamlayanı — 2. tekil şahıs sahiplik şekli
- yastık
- içi pamuk, yün doldurulmuş ve üzerine baş konan veya dayanılan küçük minder.
- yorgan
- Yatakta örtünmeye yarayan, içi pamuk, yün vb. şeylerle doldurularak dikilmiş geniş örtü
- yüzler
- ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru üçüncü rakamının bulunduğu yer.
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)