Sözlük / Kategoriler / Yabancı Kökenli
Arapça Kökenli
Türkçeye Arapçadan girmiş kelimeler.
2.476 madde
- akdedebilmekfiilakdetme ihtimali veya imkânı bulunmak
- akdedilmekfiilakdetmek işi yapılmak
- akideisimbir şeye inanarak bağlanış, inanç, iman, itikat
- akikisimKalseduan kuvarsının bir türü olan, yüzük taşı, mühür vb. yapmakta kullanılan, türlü renklerde, yarı saydam, parlak ve değerli bir taş.
- akilsıfatAkıllı.
- akimsıfatkısır, verimsiz, döl veremeyen
- akmaisimakmak işi, seyelan
- akrabaisimKan bağıyla birbirine bağlı olan kimse.
- akranisimyaş, meslek, toplumsal durum vb. bakımından birbirine eşit olanlardan her biri, boydaş, taydaş, öğür
- akrepisimörümceğimsiler sınıfının Scorpiones takımını oluşturan genellikle sıcak ve nemli bölgelerde yaşayan, vücutları sert kitin bir tabaka ile örtülü, kıvrık ve kalkık kuyruğunda zehir iğnesi bulunan eklem bacaklılara verilen ad, ölükuyruğu
- aksisıfatkarşıt
- aksülamelisimTepki
- aktarisimBaharat veya güzel kokular satan kişi veya dükkân
- akvamisimKavimler.
- akıbetisimbir iş veya durumun sonu, sonuç
- alakabahşsıfatilginç.
- alakadarsıfatilgili
- alametisimbelirti, iz, işaret
- alametifarikaisimAyırıcı nitelik, ayırıcı özellik.
- alelacayipsıfatPek acayip.
- alelacelezarfçabucak, çarçabuk, ivedilikle
- aleladesıfatsıradan
- alelhususzarfÖzellikle.
- alelumumzarfgenellikle
- alelıtlakzarfgenellikle
- alenenzarfaçıkça.
- alenisıfataçık, ortada, meydanda, herkesin içinde yapılan
- aleniyetisimaçıklık
- alessabahzarfSabah erkenden.
- aleyhisimbir şeyin veya bir kişinin karşısında olma, leh karşıtı