Sözlük / Kategoriler / Yabancı Kökenli
Fransızca Kökenli
Türkçeye Fransızcadan girmiş kelimeler.
2.150 madde
- ekosistemisimbelirli bir alanda bulunan canlılar ile bunları saran çevrenin karşılıklı ilişkileri ile meydana gelen ve süreklilik gösteren ekolojik sistem
- ekranisimüzerine bir cismin ışık yoluyla görüntüsü düşürülen, saydam olmayan düz yüzey.
- ekskavatörisimEklemli bir kol üzerinde hareket eden kepçeli bir çark veya zincirle donatılmış kazı makinesi; kazmaç, kazaratar.
- eksperisimbilirkişi
- eksperyansisimdeneyim
- ekspresisimYalnız belirli duraklarda duran tren, otobüs veya gemi.
- ekstremsıfataşırı
- ekvatorisimceviz, fındık v.s. meyvelerin ölçümünde kullanılan bir birim
- eküisimAvro.
- elastiksıfatesnek
- elastikisıfatesnek
- elastikiyetisimesneklik
- elektrikisimMaddenin elektron, pozitron, proton v.s. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü.
- elektroisimelektrokardiyografi
- elektrogitarisimElektrikten yararlanılarak sesi yükseltilen gitar.
- elektrokardiyografiisimkalpte oluşan elektriksel etkinliğin göğüs duvarının, kolların ve bacakların belli noktalarına konan elektrotlarla çizge hâlinde kaydedilmesi yöntemi, kalp çizgesi yöntemi, elektro
- elektrokimyaisimelektrik akımının etkisiyle ortaya çıkan kimyasal değişmeleri ve kimya işlemlerinde oluşan enerji elektrik üretiminde kullanmayı araştıran bilim dalı
- elektrolizisimelektrik akımı yardımıyla, bir sıvı içinde çözünmüş kimyasal bileşiklerin ayrıştırılması işlemi, kıvılkesim
- elektromanyetiksıfatelektromanyetizması bulunan veya bununla ilgisi olan
- elektromekanikisimmekanik ögelerden oluşan ve bunların hareketiyle elektrikli unsurlara bağlı olarak uzakta bulunan aletlerin çalışmasını ve kontrolünü sağlayan tertibat
- elektronikisimserbest elektronların hareketinin denetimini konu edinen bilim dalı
- elektrostatikisimelektriklenmiş cisimler üzerinde elektriği denge durumunda inceleyen fizik dalı
- elektroşokisimRuh hastalıklarında, beyinden, kalp atışındaki düzensizliklerde göğüs duvarından çok kısa süreli yüksek elektrik akımı geçirerek hastayı iyileştirme yöntemi.
- elemanisimöge, unsur
- elipsisimbütün noktalarının belirli iki ayrı noktaya olan uzaklıklarının toplamı birbirine denk olan kapalı eğri
- eliptiksıfatkısaltılmış, eksiltili
- empatiisimKişinin kendisini başka bir bilincin yerine koyarak o bilincin duygularını, isteklerini ve düşüncelerini anlayabilmesi becerisi
- emperyalizmisimbir milletin sömürü temeline dayanarak başka bir milleti siyasi ve ekonomik egemenliği altına alıp yayılması veya yayılmayı istemesi, yayılmacılık, yayılımcılık
- empirmeisimDeğişik renkte boya kullanılarak kumaş üzerine desen ve zemin basma işlemi; emprime.
- emprimeisimempirme