Mecazlar
Gerçek anlamının dışında, benzetme yoluyla kazandığı mecaz anlamlarla kullanılan kelimeler.
1.479 madde
- firavunisimiskambil kâğıtlarıyla oynanan bir oyun türü
- flaşisimFotoğraf çekiminde ışık yeterli olmadığında bir görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü parıltı.
- flütisimMetalden yapılan, içi boş ve üzerinde deliklerle farklı notalarda ses çıkartan bir çalgı.
- forsisimdevlet başkanının bulunduğu yerlere, amirallerin çalıştıkları kuruluşlara veya gemilere, generallerin garnizonlarına ve bu düzeydeki görevlilerin arabalarına çekilen üç veya dört köşeli bayrak
- forslusıfatüzerine fors çekilmiş (gemi, otomobil).
- forumisimEski Romalılar zamanında, Roma'da ve diğer şehirlerde kamu işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan.
- fosilisimGeçmiş yer bilimi zamanlarına ilişkin hayvanların ve bitkilerin, yer kabuğu kayaçları içindeki kalıntıları veya izleri.
- frenlemekfiilbir taşıtın, mekanizmanın hareketini fren yardımıyla yavaşlatmak veya durdurmak
- fıkır fıkırsıfat(mecaz) Cilveli, oynak
- fırdöndüisimBiri döndüğünde ötekinin de dönmesini engellemek için uç uca getirilerek serbest bir eksenle bağlanmış çift halka.
- fırtınaisimrüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve deniz kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr ve bu rüzgârın denizde veya kum çöllerinde meydana getirdiği dalgalanma
- fırtına kopmakfiilŞiddetli fırtına çıkmak.
- fırçaisimBir şeyin tozunu, kirini gidermekte veya bir şeye boya, cila sürmekte kullanılan, bir araya getirilerek bağlanmış kıl vb.nden yapılan araç.
- fırıldakisimrüzgarla dönen tekerlek biçiminde çocuk oyuncağı
- gaflet uykusuisim(mecaz) Dalgınlıktan ileri gelen uyuşukluk.
- gaga burunsıfat(mecaz) burnu uzun ve aşağıya doğru kıvrık olan
- gagalamakfiilGagasıyla yemi toplamak
- gagalanmakfiilgagalamak işi yapılmak
- garipsıfatkimsesiz, zavallı olan
- gark olmakifadegömülmek, batmak.
- gayya kuyusuisim(mecaz) karmaşık işlerin döndüğü yer veya çok çapraşık durum, gayya
- gebesıfatKarnında yavru bulunan dişi; yüklü, hamile, aylı.
- gebelikisimGebe olma durumu; hamilelik
- gebermekfiilKötü bir biçimde ölmek.
- gedikisimbir düzey üstündeki yıkık, çatlak veya aralık, rahne
- gem vurmakfiilHayvanın ağzına gem takmak.
- genişsıfatEni çok olan; enli, gen, vâsi.
- gençsıfatYaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı.
- gerdan kırmakifadenaz ile boynu başla birlikte iki yana oynatarak kırıtmak.
- gerginsıfatgerilmiş durumda olan