Standart Türkçe
Yazı ve konuşma dilinde ortak olarak kullanılan, herkesçe bilinen temel söz varlığı.
579 madde · “Ö” harfi
- özümlemekfiilcanlı varlıklar, dışarıdan aldıkları besinleri, değişikliğe uğratarak yeni bir birleşimle, organizmanın gereksinme duyduğu maddeler durumuna getirmek; temsil etmek
- özümlenmeisim(besin için) Özümlemek işi
- özümlenmekfiilÖzümlemek işine konu olmak
- özümsemeisimözümsemek eyleminin mastarı
- özümsemekfiilözümlemek
- özümsenmeisimÖzümsenmek işi veya durumu
- özümsenmekfiilÖzümlenmek
- özünisimdüzen
- özürisimbir kusurun hoş görülmesini gerektiren sebep, bir suçun elde olmadan yapıldığını ileri sürme, mazeret
- özürsüzzarfÖzrü olmayan
- özütisimHerhangi bir maddenin, alkol, eter gibi bir eriticiyle ayrılmış ya da başka bir yolla elde edilmiş özü, hulasa
- özütlemeisimkatı veya sıvı halde bulunan bir bileşenin uygun bir çözücü kullanılarak karışmış olduğu diğer katı veya sıvı bileşenlerden ayrılma işlemi
- öçisimkötü davranış veya sözü cezalandırmak için kötülükle karşılık verme isteği ve işi, intikam, öc
- öçlenmeisimÖçlenmek işi veya durumu
- öçlenmekfiilÖç beslemek, öç ile dolu duruma gelmek, hınç beslemek, kin duymak
- öçürmekfiilsöndürmek
- öğeisimkimyasal çözümlerle ayrıştırılamayan ya da bireşim yoluyla elde edilemeyen özdek
- öğeçisimİki yaşına girmiş koyun.
- öğleisimGüneşin gökyüzünde en yüksek noktada bulunduğu sabahla ikindi arasındaki zaman dilimi; gün ortası, öğlen, öğle vakti, nısfınnehar, zeval.
- öğlenciisimikili öğretim yapan okullarda öğleden sonra ders gören öğrenci, sabahçı karşıtı
- öğlendezarfÖğle vakti
- öğleyinzarföğle vakti
- öğleüstüzarfÖğleye yakın bir zamanda
- öğleüzerizarföğleüstü
- öğrenceisimöğrenmek amacıyla benzerini yapma, simülasyon
- öğrencelikisimÖğrenme amacıyla ilk yapılan iş
- öğrenciisimöğrenim görmek amacıyla ders alan kişi, okul çocuğu, talebe, şakirt
- öğrencilikisimöğrenci olma durumu, talebelik
- öğrenilmeisimöğrenilmek işi
- öğrenilmekfiilöğrenmek işi yapılmak