Standart Türkçe
Yazı ve konuşma dilinde ortak olarak kullanılan, herkesçe bilinen temel söz varlığı.
579 madde · “Ö” harfi
- öfkesizlikisimÖfkesiz olma durumu
- öforiisimİçki, uyuşturucu, sigara gibi özdeklerin içinde bulunan kimyasalların neden olduğu coşkuya verilen ad.
- öforizanisimÖfori yaratan madde.
- öglenaisimtatlı sularda yaşayan, kamçı biçimindeki uzantısı ile hareket eden mekik biçimindeki bir hücreli
- öglenagillerisimÖrnek hayvanı öglena olan kamçılı bir hücreliler sınıfı
- ögonikisimBazı bakteri kültürlerinin hızla çoğalması.
- öhöünlembir kişinin kendi varlığını belli etmek, söylenen bir şey üzerine dikkati çekmek, birine takılmak veya biriyle eğlenmek gibi amaçlarla, öksürür gibi yaparak çıkardığı ses
- öjenikisimİnsan türünün soyaçekim yoluyla ıslahına çalışma
- ökisimGüvenceli bağ, yaşamsal güvence ( kaynağı ), yaşama dayanağı, yaşamsal destek.
- ökaryotisimhücrelerinde bir çekirdek ve başka organeller içeren bir canlılar grubu olup bilimsel sınıflandırmada arkeler ve bakterilerle beraber tüm canlıları kapsayan üç ana gruptan bir organizma
- ökaryotlarisimhücrelerinin yapısından dolayı bir arada gruplandırılmış bir canlılar grubu
- ökelikisimÖke olma durumu
- ökemisimmuhakeme
- ökenmegfiilöykünmek, bir kişinin konuşmasını taklit etmek
- öklemisimkavram, mefhum
- öklemeisimKüçük işletmelerde, hayvanların yere çakılan bir kazığa uzun bir iple bağlanarak belirli bir daire içerisinde otlamalarına izin verilen ve bu alandaki yem tamamen otlandıktan sonra kazığın yeri değiştirilmek suretiyle devam edilen bir otlatma sistemi
- ökseisimökse otu saplarından veya çobanpüskülü kabuklarından çıkarılan yapışkan macun.
- ökselemeisimÖkselemek işi veya durumu
- ökselemekfiilÖkse ile yakalamak
- öksemeisimÖzlemek, göreceği gelmek, istemek
- öksüisimYarı yanmış odun.
- öksürmeisimÖksürmek işi
- öksürtmeisimÖksürtmek işi
- öksürükisimciğerlerdeki havanın, solunum organlarının kasılması ve zorlanmasıylı ağızdan gürültü ile çıkması
- öksürüşisimÖksürmek eylemi ya da biçimi.
- öksüzlükisimÖksüz olma durumu
- ökçeisimayakkabı altının topuğa rastlayan yüksek bölümü, topuk
- ökçeciisimAyakkabılar için ökçe yapan veya satan kimse
- ökçeçeneisimBoru anahtarının kola bağlı olan, setleri dışa dönük, hareketsiz çenesi.
- ökümenisimYeryüzünde insanlar tarafından yerleşilmiş veya yerleşilmeye müsait, insan yaşamının devam edebileceği alanlar.