Standart Türkçe
Yazı ve konuşma dilinde ortak olarak kullanılan, herkesçe bilinen temel söz varlığı.
3.001 madde · “A” harfi
- akluofobiisimkaranlıktan korkma
- aklıevvellikisimAklıevvel olma durumu
- aklıkisimak olma durumu
- aklıncazarfküçümseme yollu düşüncesine göre, aklı sıra
- aklıselimisimsağduyu
- aklıselimlikisimAklıselim olma durumu
- akmantarisimtadı güzel ve besleyici bir tür mantar, keçi mantarı (Agaricus campestris)
- akmazisimdurgun su, gölet
- akmazlıkisimakışkanın çekim ve sürtünme kuvvetleri nedeniyle akma eğilimine karşı gösterdiği içdirenç, akışkanlık
- akneisimyağ bezlerinin deri üzerinde oluşturduğu iltihaplı sivilce
- akompanyatörisimparça çalındığı zaman ses veya bir aletle ona eşlik eden kişi
- akonitinisimboğan otundan çıkarılan ve hekimlikte kullanılan zehirli bir madde
- akontisimbir borca karşılık, hesabı daha sonra görülmek üzere yapılan kısmi ödeme
- akorisimüç veya daha çok sesin bir arada tınlaması, üçlü notayla elde edilen ses topluluğu, uygu
- akordeonisimüstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordiyon
- akordeoncuisimakordiyoncu
- akordiyonisimüstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon
- akordiyoncuisimakordiyon çalan kimse, akordeoncu
- akortlamaisimakortlamak işi
- akortlamakfiilakort etmek
- akortlanmaisimakortlanmak işi
- akortlanmakfiilAkortlanmak işi yapılmak
- akortlatmaisimakortlatmak işi.
- akortlatmakfiilAkortlamak işini yaptırmak
- akortsuzlaşmaisimakortsuzlaşmak durumu.
- akortsuzlaşmakfiilakordu bozulmak
- akortsuzlaştırmaisimakortsuzlaştırmak işi
- akortsuzlaştırmakfiilses düzensizliği veya ayarsızlığı meydana getirmek
- akortsuzlukisimses düzensizliği veya ayarsızlığı
- akortçuisimpiyano ve org gibi müzik aletlerini ayarlamayı meslek edinmiş kimse