Standart Türkçe
Yazı ve konuşma dilinde ortak olarak kullanılan, herkesçe bilinen temel söz varlığı.
2.757 madde · “B” harfi
- bağlayışisimBağlama işi.
- bağlaçisimeş görevli sözcükleri veya önermeleri birbirine bağlayan sözcük türü, rabıt, rabıt edatı, anlam bakımından birbiriyle ilgili sözcükleri ya da tümceleri birbirine bağlayan sözcük
- bağlaşmaisimBağlaşmak işi, ittifak
- bağlaşmakfiilbir şey yapmak için birbirine antlaşma veya sözleşme ile bağlanmak, ittifak etmek
- bağlaşıklıkisimbağlaşık olma durumu
- bağlaşımisimeşleme
- bağlıkisimBağ yeri, üzüm bağları çok olan (yer)
- bağlılaşmaisimBağlılaşmak eylemi.
- bağlılaşmakfiilİki şey arasında karşılıklı bağıntı olmak.
- bağlılaşıkisimbiri ötekine bağlı olarak var olan, biri olmadan öteki düşünülemeyen iki şeyin bu ilişki yönünden durumu
- bağlılaşımisimiki veya daha fazla değişken arasındaki karşılıklı bağıntı, korelasyon, bağıntı
- bağlılıkisimbağlı olma durumu, merbutiyet
- bağnazlaşmaisimBağnazlaşmak durumu
- bağnazlaşmakfiilBir düşünceye, bir inanışa aşırı ölçüde, körü körüne bağlanarak yalnızca onu doğru saymak.
- bağnazlaştırmakfiilBağnaz duruma getirmek.
- bağnazlaştırılmakfiilBağnazlaşmasına neden olmak.
- bağnazlıkisim[[bir kişiyi veya bir şeye aşırı düşkünlük ve tutkuyla bağlılık, bağnazca davranış; taassup, mutaassıplık, fanatiklik, fanatizm
- bağrıkaraisimIskete kuşunun bir türü (Saxicola torquata)
- bağrınmakfiil(Bolu ağzı) Bağırıp durmak
- bağrışisimBağırmak işi veya biçimi
- bağrışmaisimBağrışmak eylemi, birlikte bağırma.
- bağrışmakfiilbirlikte veya karşılıklı bağırmak
- bağrıştırmaisimBağrıştırmak işi veya durumu
- bağrıştırmakfiilBağırmasına yol açmak, hep birden bağırtmak
- bağıcıisimbüyücü
- bağıllıkisimgörece olma durumu, görelik, görelilik, izafiyet, rölativite
- bağımlamaisimBağımlamak işi
- bağımlamakfiilBağımlı duruma getirmek.
- bağımlayanisimBağımlılık ilişkisi kuran sözcük ya da sözcük kümesi.
- bağımlaşmakfiilBir şeye veya bir kimseye tamamen bağımlıolmak