Standart Türkçe
Yazı ve konuşma dilinde ortak olarak kullanılan, herkesçe bilinen temel söz varlığı.
934 madde · “F” harfi
- fakatbağlaçama, ancak, lâkin
- fakbadiisimfuckbuddy kavramının farklı yazılışı
- fakfonisimBakır, nikel ve çinkodan yapılan gümüş görünüşünde bir alaşım
- fakihisimFıkıh (din, şeriat) alimi; zeki, anlayışlı kimse, fıkıh bilgini, İslam hukukçusu.
- fakirizmisimHint felsefesinde, insan vücûdu (nefsi) bütün kötülüklerin kaynağı sayıldığından, bedene eziyeti ruhun kurtuluşu ve mutluluğu için gerekli gören çilekeşlik, Hint dervişliği
- fakirleşmeisimyoksullaşma
- fakirleşmekfiilyoksullaşmak
- fakirleştirmeisimyoksullaştırma
- fakirleştirmekfiilyoksullaştırmak
- fakirlikisimyoksulluk
- fakolizisimileri derecede miyopluk hallerinde göz billurunu çıkarma ameliyatı
- fakometreisimGözlük camının diyoptrisini okumaya yarayan alet
- faksisimTelefon hattı üzerinden elektrik sinyalleri aracılığıyla yazılı veri ileten makine, belgegeçer
- faksimileisimtıpkıbasım
- fakslamaisimFakslama, belgegeçerleme işi
- fakslamakfiilBelgeçerlemek, belgeçer ile göndermek
- faktitifisimettirgen fiil
- faktörisimetmen
- faktöriyelisimmatematikte, sağına ünlem işareti konulmuş sayıya verilen isim
- fakülteisimBir üniversitenin, öğrenim alanı veya uzmanlık konusu bakımından ayrılmış kollarından her biri; medrese
- fakülteliisimfakülte öğrencisi olan kişi
- fakıisimeskiden Anadolu'da köy imamına ve öğretmen gibi okumuş insanlara verilen ad, ünvan
- fakılıkisimhocalık
- fakırisimfakir
- falisimGeleceği öğrenmek, şans ve kısmeti anlamak amacıyla oyun kâğıdı, kahve telvesi, el ayası vb.ne bakarak anlam çıkarma; bakı.
- falafelisimnohut köftesi veya bakla ezmesinin çeşitli baharatlarla karıştırılarak yağda kızartılmasıyla yapılan, daha çok ara sıcak olarak tüketilmeye uygun, Orta Doğu kökenli bir yemek.
- falafelciisimFalafel yapıp satan kimse.
- falakaisimayakları sıkıştırıp tutmak için kullanılan, ortasına halka şeklinde ip geçirilmiş kalınca bir sopa ile tabanlara vurmaya yarayan bir değnekten yapılmış dayak âleti, ceza olarak çıplak ayak tabanlarına vurmakta kullanılan, ayakları uygun bir durumda sıkıştırıp tutan, kalınca bir sopa ile bunun iki ucuna bağlı bir ipi olan cezalandırma aracı
- falakacıisimYeniçeri ağasının veya sekban başının suçluları cezalandırmak için yanında bulundurduğu falakayı taşıyan acemi oğlanlara verilen ad.
- falangaisimAğır eşyanın taşınması veya kaldırılması için kullanılan uzun ve kalın sırık, palanga.