Standart Türkçe
Yazı ve konuşma dilinde ortak olarak kullanılan, herkesçe bilinen temel söz varlığı.
768 madde · “O” harfi
- olasılıkisimbir şeyin olabilmesi durumu, ihtimaliyet
- olasıyazarfOlabileceği ölçüde, olabileceği kadar
- olayisimOrtaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş; hadise, vaka
- olaycılıkisimGörüngücülük, fenomenizm
- olaylaştırmaisimOlaylaştırmak işi veya durumu
- olaylaştırmakfiilOlay durumuna getirmek, olay yapmak
- olağanlaşmaisimolağanlaşmak eyleminin mastarı
- olağanlaşmakfiilOlağan duruma gelmek
- olağanlaştırmaisimolağanlaştırmak eyleminin mastarı
- olağanlaştırmakfiilOlağan duruma getirmek
- olağanlıkisimOlağan olma durumu
- olağanüstülükisimOlağanüstü olma durumu
- oldudiğerEvet
- oldubittiisimBaşkasına karışma fırsatı vermeden bir işi aceleye ve kargaşalığa getirip sonuca bağlama, olup bitti
- oldukçazarfolabildiğince
- oldurmaisimOldurmak işi veya durumu.
- oldurmakfiilOlmasını sağlamak
- oldurtmaisimOldurtmak işi.
- oleünlemyaşa
- olefinisimetilen gibi yapısına başka bir öge veya kök sokulabilen, karbonlu hidrojenlerin genel adı, alken
- oleikisimYağlarda gliserin ile birlikte bulunan, rengi, kokusu, tadı olmayan, 40C de billûr durumunda katılaşan sıvı bir madde olan oleik asit teriminde geçer.
- oleinisimSıvı yağlarda ve margarinlerde bulunan oleik asidin bir esteri
- oleometreisimyağların yoğunluğunu ölçmeye yarayan sıvıöçler
- oleyünlemyaşa
- olguisimvarlığı veya doğruluğu anket, deney, test ve benzeri yöntemlerle kanıtlanmış olan konu
- olguculukisimaraştırmalarını olgulara, deneylere, gerçeklere dayayan, fizik ötesi açıklamaları kuramsal olarak olanaksız ve yararsız gören Auguste Comte'un açtığı felsefe çığırı, pozitivizm
- olgunlaşmaisimolgunlaşmak işi, öğrenme yaşantılarından bağımsız, biyolojik olarak kalıtım tarafından kontrol edilen değişme, tekemmül, tekâmül
- olgunlaşmakfiilMeyvenin olgun, yenebilir duruma gelmesi.
- olgunlaştırmaisimOlgunlaştırmak işi
- olgunlaştırmakfiilOlgun duruma getirmek