Standart Türkçe
Yazı ve konuşma dilinde ortak olarak kullanılan, herkesçe bilinen temel söz varlığı.
1.655 madde · “P” harfi
- prelütisimBatı musikisinde asıl esere geçmeden ,notalı veya notasız olarak çalınan müzik parçası, başlangıç müziği
- prematüreisimVaktinden önce doğmuş;erken, henüz gelişimini tamamlamadan doğmuş
- prensisimHükümdar ailesinden olan erkeklere verilen ünvan.
- prensesisimHükümdar ailesinden olan kadın veya kızlara verilen ünvan.
- prenseslikisimprenses olma hali veya prensesin görevi
- prensipisimilke
- prenslikisimprens olma hâli
- preparatisimMüstahzar ilaç
- presisimişletme, onarma düzletme vb. işlemlerin uygulanması için bir nesneyi, iki ağırlık arasında mekanik olarak sıkıştırmaya yarayan alet; mengene, cendere.
- presbitisimGözünde yakın cisimleri net olarak görememe
- presbiteryenlikisimProtestan mezhebinin demokratik kurallara göre kurulmuş bir kolu.
- presbitlikisimyakındaki cisimleri net olarak görememe
- presesyonisimdevinme olayı
- presipitasyonizmisimivmecilik (Latince praecipitatio - ivme)
- preslemeisimPresle sıkıştırma
- preslemekfiilpresleme işi yapılmak
- preslenmeisimPreslenmek işi
- preslenmekfiilpreslemek işi yapılmak
- prestijisimitibar, saygınlık
- prestozarfHızlı tempo ile
- presçiisimPres kullanan kimse
- presçilikisimPres yapmak, satmak veya kullanmak işi
- prevalentisimHer yerde bulunan.
- prevansiyonizmisimengelleme politikası (Latince praeventio - engelleme)
- prevantoryumisimVücutlarına verem mikrobu girmesine rağmen henüz hastalığa yakalanmamış zayıf kimselerin, vereme yakalanmasını önlemek amacıyla bakıldıkları sağlık kurumu.
- prevarikasyonizmisimyanlışlamacılık (Latince praevaricatio - yalan)
- prezantasyonisimTanıtma, takdim etme
- prezantasyonizmisimcinsel organlarını milletin içinde gösterme sapkınlığı, teşhircilik (Latince praesentatio - teşhir)
- prezanteisim"Tanıtmak" anlamındaki prezante etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
- prezervasyonizmisimyabancı devlet korumacılığı, mandacılık (Latince praeservatio - koruma)