Standart Türkçe
Yazı ve konuşma dilinde ortak olarak kullanılan, herkesçe bilinen temel söz varlığı.
3.190 madde · “S” harfi
- seninzamirSana ait
- senklinalisimjeolojide tabakaların havza veya oluk şekilli kıvrımlanmasına verilen ad
- senkretizmisimBirbirinden ayrı düşünce, inanış veya öğretileri kaynaştırmaya çalışan felsefe sistemi
- senkroniisimeş zamanlılık
- senkronizasyonisimeşleme
- senkronizmisimeş zamanlılık
- senktraşisimTaşçı, taş yontucu.
- senozoikisimüçüncü çağ
- sensenisimAğızdaki kokuları gidermek için çiğnenen baharlı bir madde
- sensizzarfSen olmadan; sen olmaksızın.
- sensörisimduyarga
- sentisimDoların yüzde biri değerinde para birimi
- sentagmaisimdizim
- sentaksisimsöz dizimi
- sentetikisimyapay
- sentezisimbireşim
- sentezlemekisimSentez durumuna getirmek.
- sentriyolisimHayvan hücreleri, algler, yosunlar, eğreltiler ve Ginko ağacı gibi ilkel bitkilerin hücrelerinde çekirdeğin hemen yanında bulunan, 27 (9x3) mikrotüpçükten üçlü gruplar olarak yapılmış olan (3 x 9), bitki hücrelerinde bulunmayan, hücre bölünmesinin profaz safhasına kadar kendini eşleyerek sayısını iki çifte çıkaran ve birer çift olarak hücrenin kutuplarına göç ederek iğ ipliklerinin organizasyonunu yapan bir çift organel
- sentromerisimKromozom üzerinde iğ ipliklerinin bağlandığı özel bir bölge
- sentrozomisimHücre sitoplazması içinde çekirdeğin yakınında bulunan, açık renkli ve genellikle homojen plazma kütlesi
- senyörisimOrta Çağda Avrupa'da toprağı olan derebeyi
- senyörlükisimSenyör olma durumu
- sepekisimDeğirmen taşının ekseni
- sepelemeisimSepelemek işi
- sepelemekfiilKısa süreler içinde ve serpinti hâlinde yağmak, dökülmek, serpelemek
- sepetkulpuisimBasık kemer veya tonoz
- sepetlemeisimSepetlemek işi
- sepetlemekfiil(meyva, sebze vb şeyleri) Sepete koymak, sepete yerleştirmek
- sepetlenmeisimSepetlenmek işi
- sepetlenmekfiilSepetlemek işi yapılmak